166- el-Kâfî kitabında İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: Resulullah (s.a.a) devamlı aç ve Allah korkusu içinde bulunmaktan daha fazla bir şeyi sevmezdi."[379]
167- Ş. Saduk Emâli kitabında Ays b. Kasım’ın şöyle dediğini rivayet eder: İmam Sadık (a.s) değerli babanızın şöyle buyurduğunu rivayet ediyorlar: "Resulullah (s.a.a) buğday ekmeğinden doymadı" bu doğrumudur? dedim. Hayır, zira Resulul-lah (s.a.a) hiçbir zaman buğday ekmeği yemedi, arpa ekmeğinden ise doyuncaya kadar yemedi buyurdular.[380]
168- Tabersi İhticâc kitabında Musa b. Cafer (a.s)’ın değerli babalarından, Onlar’da İmam Hüseyin (a.s)’tan Şamlı bir yahudinin Ali (a.s)’tan soru cevap şeklindeki uzun bir hadisi rivayet etmektedir: …Yahudi bir şahıs, Ali (a.s)’dan; "Halk, İsa b. Meryem'in (a.s) zahit bir insan olduğunu mu zannediyor? diye sordu. Ali (a.s), "Evet, doğrudur. Ama Muhammed (s.a.a) bütün peygamberlerden daha zahit idi. Zira, kenizlerinin yanı sıra on üç hanımı daha vardı. Buna rağmen evinde asla yemeğin arttığı görülmedi, asla buğday ekmeği yemedi. Arpa ekmeğinden ise üç akşam arka arkaya doyuncaya kadar yemedi, diye buyurdular.[381]
169- Nehcü'l-Belâğa kitabında Ali (a.s)’dan şöyle buyurduğu nakledilmiştir: "Tertemiz Peygamber (s.a.a)’e uy! … Dünya ehlinin en zayıfıydı şikem olarak, onların en açı idi, yemek açısından, aç bir karınla dünyadan gitti ve salim bir şekilde ahirete girdi."[382]
170- Kutbu Ravendi Daavât kitabında şöyle rivayet etmiştir: "Resulullah (s.a.a)’in bir defa dışında yaslanarak yemek yediği görülmemiştir o bir defada da hatırlatılınca oturup şöyle dedi; "Allah’ım ben senin kulun ve Peygamberinim.[383]
Müellif: Bu manadaki hadisi Kuleyni, Ş. Saduk farklı yollar ile, aynı şekilde Saduk ve Bergi ve Hüseyin b. Said Züht kitabında rivayet etmişlerdir.
171- el-Kâfî’de Zeyd b. Şehham İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Allah Resulullah (s.a.a)’i nübüvvete seçtiği zamandan dünyadan göçünceye kadar yaslanarak yemek yemedi. Kullar gibi yemek yerdi. Onlar gibi otururdu. Niçin? diye sordum, Allah-u ezze ve celle için tevazu için buyurdular."[384]
172- Yine el-Kâfî kitabında, Ebu Hatice şöyle diyor: Beşir-i Dehhan İmam Sadık (a.s)’dan benim de bulunduğum mecliste şöyle sordu; Resulullah (s.a.a) sağ veya sol eline yaslanarak yemek yedi mi? İmam Sadık (a.s), Resulullah (s.a.a) sağ veya sol eline yaslanarak yemek yemezdi. Hazret kullar gibi yemek yerdi buyurdular. Niçin? diye sordum, Allah (c.c)’nin karşısında tevazulu olmak için buyurdular."[385]
173- Yine el-Kâfî kitabında İmam Bakır (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: Resulullah (s.a.a) kullar gibi yemek yerdi. Onlar gibi otururdu, yerde yemek yerdi ve yere uzanıp uyurdu.[386]
Müellif: Üç büyük şeyh; Bergi, Hüseyin b. Said, Tabersi ve diğerleri bu manada bir çok hadis rivayet nakletmişlerdir.
174- Gazali İhyau'l-Ulum kitabında şöyle diyor: "Resulullah (s.a.a) yemeğe oturduğu zaman, diz üstü, iki ayağını toplayarak namaz kılan gibi otururdu. Bu şeklin dışında ayağının birisini dizinin veya ayağının üzerine bırakarak otururup şöyle buyururdu: "Şüphesiz ben kulum kullar gibi yemek yiyip onlar gibi otururum."[387]
175- Safvani’nin telif ettiği et-Tarif kitabında Ali (a.s)’dan şöyle nakledilmiştir: "Resulullah (s.a.a) sofranın başına oturduğu zaman kullar gibi otururdu. Sol bacak-kalçasına yaslanırdı."[388]
176- Mekarim'de İbn-i Abbas’tan nakledilmiştir: "Resulullah (s.a.a) yerde otururdu, koyunları kendisi bağlardı. Kölelerinin arpa ekmeğine davetlerini kabul ederdi."[389]
177- Bergi Mehasin kitabında İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Resulullah (s.a.a) kullar gibi ellerini yere bırakıp üç parmağı ile yemek yerdi.İmam (s.a) şöyle buyurdu: "Resulullah (s.a.a) kibirli ve tekebbürlü insanlar gibi yemek yemezdi.[390]
Müellif: Bu hadisten Resulullah (s.a.a)’in bir yere yaslanmadan yemek yediği ile ilgili hadislerde açıklık kazanmaktadır. Şöyle ki: Resulullah (s.a.a) ’in yere yaslanarak yemek yemesi olmuştur. Fakat yastık ve buna benzer şeylere yaslanmadan yemek yerdi. Nitekim padişahların yemek yemeleri bu şekildedir. Bu konumuzun delili[391] İmam Sadık (a.s)’ın buyruğudur ki hazret yere elini bırakıp yaslanarak yemek yiyen şahsı nehyettikten sonra üçüncü defada şöyle buyurdu: Allah’a ant olsun ki Resulullah (s.a.a) bu şekilde yaslanmağı nehy etmedi."[392]
178- Aynı kitapta İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.a) yemeğini bitirdikten sonra parmaklarını yalardı."[393]
179- Mekarim kitabında rivayet edilmiştir: Resulullah (s.a.a) nar yediği zaman kimseyi ona ortak etmezdi.[394]
180- Tabersi Mekarim kitabında Mevalidü's-Sadıkın kitabından nakleder: "Resulullah (s.a.a) her türlü yemeği yerdi. Allah’ın helal kıldığı her türlü yemeği Ehl-i Beyti ve hizmetçileri ile birlikte yerdi. Aynı şekilde hazreti davet edenler ile birlikte yere ne serilmiş ise onun üzerine oturup onlar ile birlikte yemek yerdi. Misafir geldiği zaman hazret onlar ile birlikte yemek yer ve önlerine herkesin en çok beğenip yediği yemeği, etraftakilerin katılması için sunardı.[395]
181- el-Kâfî kitabında İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.a) bir topluluk ile yemek yedikleri zaman herkesin yemek yemesi için herkesten önce yemeğe başlar ve herkesten sonra sofradan çekilirdi."[396]
182- Caferiyat kitabında Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Resulullah (s.a.a) bir grup ile iftar ettikleri zaman şöyle buyururdu: "Oruç tutanlar sizin yanınızda iftar ettiler, salih insanlar sizin yemeğinizi yediler, seçilmiş insanlar size selam gönderdiler."[397]
Müellif: Bu şekilde hadisi Kuleyni’de İmam Sadık (a.s)’dan rivayet etmiştir.
183- el-Kâfî kitabında İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
"Emirü'l Müminin (a.s) buyurdular: "Peygamberler (a.s) akşam yemeğini yatsı namazından sonra yerlerdi. Sizlerde akşam yemeğini terk etmeyin, zira akşam yemeğini terk etmek bedenin rahatsızlığına neden olur."[398]
184- Yine aynı kitapta İmam Sadık (a.s)’dan rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.a)’ın önüne getirilen yemeklerin içinde hurma bulunduğunda hazret her zaman hurma ile yemeğe başlardı."[399]
185- Seyit b. Tavus İkbal kitabının Nişabur tarihinin ikinci bölümünde "Hasan b. Buşr"ün hayatını anlatırken şöyle nakletmiştir: "Resulullah (s.a.a) her iki lokma arasında Allah’a hamd ederdi."[400]
186- Sahifetu'r-Rıza kitabında değerli babalarından şöyle rivayet etmişlerdir: "Resulullah (s.a.a) hurma yedikleri zaman çekirdeğini elinin arkasına bırakıp uzağa atardı."[401]
Müellif: Bu hadisi Kuleyni el-Kâfî’de de zikretmiştir.
187- Aynı kitapta İmam Rıza (a.s) değerli babalarından şöyle rivayet etmiştir: Resulullah (s.a.a) süt içtikleri zaman gargara yapıp buyururlardı ki: sütte yağ vardır.[402]
188- el-Kâfî’de "Vahab b. Abdurubbe" rivayet etmiştir: İmam Sadık (a.s)’ın dişlerini kürdan ile temizlediğini gördüm. Hazrete baktığımı anlayınca şöyle buyurdular: "Resulullah (s.a.a) dişlerini kürdan ile temizlerdi, kürdan kullanmak ağzı temiz ve güzel kokulu yapar."[403]
189- Mekarim'de Tıbbu'l-Eimme kitabından nakledilmiştir: "Resulullah (s.a.a) kamış gibi içi boş, boğumlu bitki ve hurma ağacı yaprağı dışında her şey ile dişlerini temizlerdi."[404]
190- Aynı kitapta Resulullah (s.a.a)’den şöyle rivayet edilmiştir: Hazret su içtikleri zaman önce "Bismillah" diyordu, hadisin devamında suyu emerek içtiği, bir nefeste içmediği ve şöyle buyurduğu gelmiştir: "Karaciğerde ki rahatsızlıklar suyu bir nefesten içmekten kaynaklanıyor."[405]
191- Yine Tabersi Mekarim kitabında Abdullah b. Mesud’dan rivayet etmiştir: "Resulullah (s.a.a) bir kapta su içtiği zaman üç nefeste içerdi. Her nefesten önce "Bismillah" sonunda ise "Allah’a şükür" derdi.[406]
192- Aynı kitapta İbn-i Abbas’tan rivayet edilmiştir: "Resulullah' ın (s.a.a)’ın iki nefeste su içtiğini gördüm."[407]
193- Caferiyat kitabında İmam Sadık (a.s) değerli babalarından Onlar’da İmam Ali (a.s)’ın şöyle buyurduğunu rivayet etmişlerdir: "Defalarca Resulullah (s.a.a)’ın suyu üç nefeste içtiğini gördüm. Her defasında "Bismillah" deyip sonunda ise "Allah’a hamd" ederdi. Bunun sebebini sorduğumda şöyle buyurdular: "Ey Ali! Hamdı, şükrü yerine getirmek; besmeleyi ise, dertten korunmak için söylüyorum."[408]
194- Mekarim kitabında rivayet edilmiştir: Resulullah (s.a.a) su içtiği zaman kabın içinde nefes çekmezdi, nefes çekmek istediği zaman ağzını su kabından uzaklaştırırdı."[409]
195- Caferiyat kitabında İmam Sadık (a.s)’ın değerli babalarından ve Onlar’da Ali (a.s)’dan rivayet etmişlerdir: Resulullah (s.a.a) "Şifa" için suya dua okudukları zaman su kabını mübarek ağzına yanaştırırdı ve Allah istediği kadar dua okurdu. Suyun içine tükürmezdi.[410]
196- Bergi Mehasin kitabında İmam Sadık (a.s)’dan O’da değerli babasından rivayet eder: Emir’ül-Müminin (a.s) ayak üste su içiyordu. Bir gün abdest suyundan arta kalan suyu ayak üste içti. İmam Hasan (a.s)’ın kendisine baktığını fark etti ve şöyle buyurdu: "Ey oğlum! Ceddin Resulullah (s.a.a)’ın bu şekil su içtiğini gördüm." buyurdu.[411]
197- Saduk Uyunu'l-Ahbâr kitabında İmam Rıza (a.s) ve o da değerli babalarından rivayet etmişlerdir ki: Resulullah (s.a.a) taze hurma ve onunla birlikte hurma ağacının iç yağını yer ve şöyle buyururdu: "Şeytan (Allah ona lanet etsin) öfkelenerek der ki: Ademoğulları taze ile bayatı birlikte yemek için hayatta kaldılar.[412]
198- Gazali İhyau'l-Ulum kitabında şöyle diyor: "Resulullah (s.a.a) et yediği zaman mübarek başını ona doğru uzatmıyordu. Eti ağzına doğru getiriyordu. Sonra onu iyice çiğniyordu. Hadisin devamında şöyle gelmiştir. Özellikle et yedikten sonra iki mübarek ellerini iyice yıkıyor. Islak ellerini yüzüne çekiyordu."[413]
199- Aynı kitapta Resulullah (s.a.a)’ın önüne hangi yemek gelseydi yediği rivayet edilmiştir.[414]
200- Mekarim kitabında Resulullah (s.a.a)’ten rivayet edilmiştir: Hazret hangi çeşit yemek olsaydı yerdi. Hadisin devamında şöyle gelmiştir: salatayı hurma ile birlikte yiyordu. Hazretin en sevdiği meyveler kavun ve nar idi. Karpuzu bazen kavun, bazen şeker ve bazen de hurma ile birlikte yerlerdi. Yine hadisin devamında şu şekil zikredilmiştir: Oruç tuttuğu zamanlar "taze hurma"nın olduğu döneme denk gelseydi sadece onula iftar ederdi. Bir çok zamanlar narı tane tane yerdi, peynir yerdi… Hurma yiyip sonra su içerdi. Hazretin yemeği çoğunlukla hurma ve su idi. Süt, hurma ve helim (bulgur, et ve suyla yapılan bir çeşit çorba) yerdi. Hazretin en çok sevdiği yiyecek et idi. Kabağın özellikle (diba) cinsinden olan türünü çok severdi. Sofradaki yiyecekler arasından ona uzanırdı, tavuk eti ve diğer sahra,kır hayvanların, kuşların etini yerdi. Ekmek, yağ, sirke, hindiba otu, dağ reyhanı ve lahana yerdi.[415]
Müellif: Bu gibi hadislerin bir çoğunu Şia ve Ehl-i Sünnet alimleri değişik yollar ile rivayet etmişlerdir. Biz konuyu kısa tutup uzatmamak için onları zikretmedik.
201- Şehit Durus kitabında şöyle zikretmiştir: Resulullah (s.a.a) salatayı tuz ile birlikte yerdi.[416]
202- Gazali İhyau'l-Ulum kitabında zikretmiştir: Resulullah (s.a.a) kuşların etinden yerdi. Fakat onları takip edip avlamazdı. Başkalarının avlayıp hazrete yemesi için getirmesini severdi.[417]
203- Hüseyin b. Hemedan-i Huseyni el-Hidaye kitabında İmam Sadık (a.s)’ın değerli babalarından Onlar’da Emirü'l-Müminin Ali (a.s)’dan şöyle rivayet ettiğini nakleder: "Resulul-lah (s.a.a) etin ön butlarını severdi.[418]
204- Kuleyni el-Kâfî’de İmam Sadık (a.s)’dan rivayet etmiştir: "Resulullah (s.a.a) balı çok severdi."[419]
205- el-Kâfî’de Süleymen b. Cafer’in şöyle dediğini rivayet edilmiştir İmam Rıza (a.s)’ın huzuruna varma şerefine kavuşmuştum. Hazretin önünde "Bereni hurması" adında bir çeşit hurma vardı onu iştahlı bir şekilde yiyordu, Süleyman sende buyur ye dedi. Bende yemeğe başladım. Hazrete, kurban olduğum bu hurmayı büyük bir iştah ile yediğinizi görüyorum, dedim. Hazret, evet ben hurmayı seviyorum, buyurdu. Sebebini sorunca şöyle buyurdu: Zira Resulullah (s.a.a.), hurmayı çok seviyordu. Aynı şekilde Emirü'l Müminin (a.s), İmam Hasan (a.s), İmam Hüseyin (a.s), İmam Zeynelabidin (a.s), İmam Bâkır (a.s) ve babam İmam Sadık (a.s) ve ben de dahil olmak üzere hepimiz hurmayı severiz. Bizim şialarımız da hurmayı severler. Zira onlar, bizim tinetimizden yaratılmışlardır. Bizim düşmanlarımız ise sarhoşluk veren şeyleri severler. Çünkü onlar da ateşten yaratılmışlardır, buyurdular.[420]
206- Ş. Tûsi Emâil kitabında İmam Sadık (a.s)’ın buyurduğu hadisin bir bölümünde şöyle rivayet eder: "Resulullah (s.a.a)’ın yemeği arpa ekmeği, tatlısı hurma idi. Evinde hurma ağacının dal ve budaklarını yakıt olarak kullanırdı."[421]
207- Kuleyni Ömer b. Eban-ı Kuleyni’nin şöyle dediğini rivayet eder: İmam Bakır ve İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduklarını duydum: "Resulullah (s.a.a) yeryüzündeki meyveler arasında en çok narı severdi. Ant olsun Allah’a ki ! nar yediği zaman kimsenin ondan yemesini istemezdi."[422]
208- Mekarim kitabında Resulullah (s.a.a)’den nakledilmiştir: Hazret sıcak yemek yemezdi. Yemeğin soğumasını bekler ve şöyle buyururdu: "Allah bize ateş yedirtmemiştir. Gerçekten sıcak yemeğin bereketi yoktur. Öyleyse soğutun."
Resulullah (s.a.a) yemek yerken "Bismillah" diyordu ve üç parmağıyla kendi önünden yemek yiyordu. Başkasının önündeki yemeğe el uzatmazdı. Yemek getirdikleri zaman herkesten önce başlardı. Daha sonra diğerleri yemeğe başlarlardı. Üç parmağı yani; baş parmak, işaret parmağı ve orta parmak ile yemek yerdi. Bazen de dördüncü parmağından yararlanırdı. Bazen de bütün el içi ile yemek yerdi. Ama hiçbir zaman iki parmak ile yemek yemez ve şöyle buyururdu: "Şeytan bu şekilde yemek yer."[423]
Bir gün ashabı falude (tel kadayıf) getirdiler ve hazret onlar ile birlikte yedikten sonra "Bu yemeği ne ile yapıyorlar?" diye sordular, ashap; sizin de müşahede ettiğiniz gibi yağ ve bal ile yapıyorlar diye arz ettiler. Güzel bir yemek buyurdular.
Elenmemiş arpa ekmeği yerdi. Hiçbir zaman buğday ekmeği yemediği gibi arpa ekmeğinden de doyuncaya kadar yemedi.
Hiçbir zaman Müsrif israf edenler gibi renkli yemeklerin bulunduğu sofraya oturup yemek yemeden dünyadan göçtü. Karpuz, kavun ve hurma yiyordu. Onların çekirdeğini koyunlara veriyordu. Sarımsak, soğan ve pırasa yemezdi. İçinde meğafir (Bazı meşe ağaçlarından akan zamk ve şıra) bulunan baldan yemezdi. (Megafir; bir kısım otlardır ki arıların karınlarında kalırlar ve bal oluşumunda ortadan gitmezler. Aynı zamanda balın kötü kokmasına neden olurlar.)[424]
Hiçbir yemeği küçümseyip yermedi. Eğer sevseydi yerdi. Sevmeseydi yemezdi. Ama onu diğerlerine haram etmezdi.[425] Yemek tabağını parmağı ile temizleyip şöyle buyururdu: "Tabaktaki son kalan yemeğin bereketi daha fazladır." Yemeği bitirdikten sonra üç parmağını bir biri arkasına ağzı ile temizlerdi. Daha sonra elini yıkardı. Yalnız yemek yemezdi.[426]
209- Mehasin kitabında İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: Emir’ül Müminin (a.s) birkaç yaranı ile "Rehbe" denen yerde bulundukları bir zamanda hazret için hediye unvanıyla tel kadayıf getirdiler. Yaranlarına yemelerini buyurdular, kendileri de yemek için ellerini uzattılar. Sonra ellerini geri çekip "Resulullah (s.a.a)’in tel kadayıfı yemediğini hatırladım. Bu yüzden yemek istemedim" buyurdular.[427]
210- Kuleyni el-Kâfî’de İmam Sadık (a.s)’ın değerli babalarından şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Resulullah (s.a.a) yağlı yemekler yediği zamanlar az su içerdi. Hazrete bunun nedeni sorulduğunda; "Bu (yağlı) yemekten (sonra) az su içmek daha lezzetli ve sağlıklıdır." buyurdular.[428]
211- Aynı kitapta İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.a) Şam kase ve kadehlerinde bir şey içmeyi severdi. Elinizde bulunan en temiz en güzel kaplar bunlardır, diye buyururdu."[429]
Müellif: Bu şekilde rivayetleri Bergi ve Kuleyni (r.a) başka yollar ile nakletmişlerdir.
212- Mekarim kitabında zikredilmiştir: "Resulullah (s.a.a) Şam’dan getirilen özel kase ve kadehlerde su içerdi. Aynı şekilde ağaçtan, deriden, seramik ve topraktan yapılan kadeh-bardaklarda su içerdi."[430]
213- Aynı kitapta Resulullah (s.a.a)’tan rivayet edilmiştir. Hazret kendi mübarek avuçlarına doldurarak su içip şöyle buyurdu: "Elden daha temiz, güzel kap yoktur."[431]
214- Yine aynı kitapta rivayet edilmiştir. Hazret büyük ve küçük "Edeveh" adı verilen tulumların ağzından su içerdi. Ama su içerken tulumun ağzını dışarıya doğru ters çevirmezdi ve şöyle buyururdu: "Su tulumun kötü kokmasına neden olur."[432]
215- İbn-i Tavus el-Mihec kitabında, Zadu'l-Mead kitabından naklen, Nisan yağmuru hakkında uzun bir hadis rivayet eder. Sözü edilen hadiste kısaca, Resulullah (s.a.a)'ın Nisan yağmurlarından faydalandığı anlatılır.[433]
216- Uyunu'l-Ahbâr kitabında nakledilmiştir: Resulullah (s.a.a) kurban bayramında iki alaca renkli ve boynuzlu koç keserdi.[434]
217- Kuleyni el-Kâfî’’de nakletmiştir: "Resulullah (s.a.a) kurban bayramında iki koç keserdi. Birisini kendi tarafından diğerini de ümmetinin fakirleri tarafından."[435]
Müellif: Bu mana bir çok yol ile Ehl-i Beyt (a.s)’dan hadis nakledilmiştir.
185- Tıbbu'n-Nebi kitabının mukaddimesinde gelen bir hadiste Resulullah (s.a.a)’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Biz öyle bir kavimiz ki tam acıkmadıkça yemek yemeyiz. Yemek yediğimizde de tam doymadan kalkarız."[436]
186- Mecmuatu'l-Veram kitabında İbn-i Abbas’ın şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Bazen Resulullah (s.a.a) birkaç akşam üst üste aç kalırdı. Kendisi ve ailesi için yiyecek bir şey bulamazdı. Genellikle arpa ekmeği yerdi."[437]
187- Aynı kitapta Ayşe’den rivayet edilmiştir: "Ant olsun Muhammed (s.a.a)’i hak üzere gönderen Allah’a ki Resulullah (s.a.a)’in evinde elek yoktu. O hazret mebûs olduğu zamandan dünyadan göçünceye kadar hiçbir zaman unu elenmiş ekmek yemedi."[438]
188- Mekarimu'l Ahlak kitabında Enes b. Malik’ten rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.a) tabak vb., aynı şekilde büyük kaba bırakılmış yemeği yemezdi. Beyaz ince, unu elenmiş ekmekten (zenginlerin yediği ekmek türü olabilir) yemezdi. Enes’ten hazretin yemeği neyin üzerine bırakarak yediğini sordular, o da "sofranın üzerine bırakarak yediğini" söyledi."[439]
189- Mecmuatu'l-Veram kitabında Ayşe’den rivayet edilmiştir: "Hiçbir zaman Resululluh (s.a.a) karnını çok yemek ile doldurmadı."[440]
190- Ş. Tûsi Emâli kitabında Muhammed b. Müslim’in İmam Bakır (a.s)’dan rivayet ettiği hadisi nakleder. Hazret ona şöyle buyurdu: "Ey Muhammed! Şayet Resulullah (s.a.a)’in mebûs olup dünyadan göçtüğü güne kadar bir kişinin onu bir defa yaslanarak yemek yediğini görmüş olabileceğini zannedebilirsin?!" Yine şöyle buyurdu "Ey Muhammed! Şayet Resulullah (s.a.a)’in mebûs olup dünyadan göçtüğü güne kadar üç gün arka arkaya buğday ekmeğinden doyduğunu zannedebilirsin?! "Sonra hazret şöyle buyurdu: "Hayır ant olsun, Allah yüce ruhunu teslim alıncaya kadar üç gün arka arkaya un ekmeği ile doymadı." Sonra buyurdular ki: "Resulullah (s.a.a)’ın bir şey bulmadığını söylemiyorum. Bazen bir kişiye yüz deve bağışlıyordu. Hazret yemek isteseydi elbette buna gücü vardı ve yiyebilirdi.
Gerçekten Cebrail üç defa yeryüzünün hazinelerinin anahtarını hazrete getirdi. Ahiret sevabından hiçbir şey eksilmemek sûretinde seçimde özgür bıraktı. Ama hazret Allah karşısında tevazu ve alçak gönüllü olmayı yeryüzünün bütün hazinelerine tercih etti. Hiçbir zaman birisi hazretten bir şey istediği takdirde menfi cevap almadı. Elinde olsaydı ona verirdi. Olmasaydı İnşallah Allah ulaştırır buyururdu."[441]
191- Uyunu'l Ahbârı'r Rıza kitabında hazret değerli babalarından, Ali (a.s)’ın şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Resulullah (s.a.a) üç gün arka arkaya karnı un ekmeğinden doymadan bu dünyadan göçtü."[442]
192- Mecmuatu'l-Veram kitabında Ebu Hureyre’den rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.a) kendi ailesi, ahalisi ile üç gün arka arkaya un ekmeği yemeden bu dünyadan göçtü."[443]
193- Yine aynı kitapta Ayşe’nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.a) üç gün arka arkaya yemekten doymadan dünyadan göçtü. Karnını doğuracak güce ve imkana sahip idi ama kendi yiyeceğini ihtiyacı olanlara, fakirlere bağışlıyordu."[444]
194- Yine aynı kitapta rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.a)’ın lokmasında iki renkli yemek görülmedi. Et olsaydı ekmek, ekmek olsaydı et olmazdı."[445]
195- Aynı kitapta rivayet edilmiştir: "Ne zaman Resulullah (s.a.a)’in önüne iki çeşit yemek bırakılsaydı hazret birini yer diğerini sadaka olarak verirdi."[446]
196- Mekarim kitabında rivayet edilmiştir: "İbn-i Havli" içine sütlü bal bıraktığı kabı Resulullah (s.a.a) için getirip sundu. Hazret yemeyip şöyle buyurdu: "Ben bunu sizlere haram etmiyorum. Ama ben övünmeyi sevmiyorum. Yarın kıyamet günü bol dünya metasından çekileceğim hesaptan dolayı tedirginim. Ben tevazu ve alçak gönüllü olmayı seviyorum. Zira kim Allah için tevazu ederse makamı yücelir."[447]
197- Biharu'l-Envar kitabında uzunca bir hadiste Ali (a.s)’ın şahadet esnasında kızı Ümm-ü Kulsum’a şöyle buyurduğu nakledilmiştir: "Kardeşim ve amca oğlum Resulullah (s.a.a)’a uymak istiyorum. Dünyadan göçünceye kadar hazretin yemek kabında iki çeşit yemek olmadı."[448]
198- Mekarim kitabında rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.a) mümkün olduğu müddetçe yalnız yemek yemezdi."[449]
199- Merhum Meclisi Biharu'l-Envar kitabında Beşaretü'l-Mustafa kitabından Ali (a.s)’ın Kumeyl b. Ziyad’a vasiyetini nakletmiştir. Hazret şöyle buyurdu: "Ey Kumeyl! Yemeğinin niteliğine (helal haram noktasında..) dikkat et; zira, Resulullah (s.a.a) buna çok önem verirdi."[450]
200- el-Kâfî kitabında İmam Sadık (a.s)’dan rivayet edilmiştir ki hazretten şöyle soruldu: Resulullah (s.a.a) ailesine iyi bilinen yemeklerden mi yediriyordu? Hazret, evet, insanın yemeği iyi ve bilinen yemeklerden olursa nefsi kanâat eder ve şişmanlığına neden olur" buyurdular.[451]
201- Mehasin kitabında İmam Sadık (a.s)’dan nakledilmiştir: Resulullah (s.a.a) yemek tabağını yalardı.[452]
202- Mehasin kitabında İmam Hasan Müçteba (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: On iki haslet vardır ki her müslümanın yemek yerken bilmesi gerekir; dördü vacip, dördü sünnet ve dördü de edeptendir…. Ama sünnet olanlar, sola doğru oturmak, üç parmak ile yemek, kendi önünden yemek… bu hadisi Ş. Saduk Hisâl ve Fakih, Tabersi Mekarim ve Seyit b. Tavus İkbal kitaplarında nakletmişlerdir. İkbal’da İmam (a.s)’ın şöyle buyurduğu gelmiştir: Ama sünnet olanlar, yemekten önce elleri yıkamak….. yemek bittikten sonra parmakları yalamak.[453]
203- el-Müstedrek kitabında yemekte sünnetler hakkındaki bölümde Ebul Kasım Küfi’nin kitabından rivayet etmiştir: "Yemekten önce ve sonra elleri yıkamak sünnettir."[454]
204- el-Kâfî kitabında Muhammed b. Fuzeyl'in şöyle dediği rivayet edilmiştir: "İmam (a.s)’dan bize şöyle ulaşmıştır: "Resulullah (s.a.a) yemek yediği zaman önünde oturan birisi olursa ona lokma sunardı. Su içtiği zaman sağında birisi olsa idi ona su verirdi."[455]
205- Mekarim kitabında Resulullah (s.a.a)’ın ayakta bazen binek haldeyken, koyun postu, testi, her türlü kapta ve mübarek elleriyle su içtiği rivayet edilmiştir."[456]
206- İhyau'l-Ulum kitabında rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.a) üç nefeste su içerdi. Her birinin başlangıcında "Bismillah" sonunda ise "Allah’a hamd" ederdi. Hamdı şu şekilde yerine getirirdi: birinci nefesten sonra "Elhemdulillah", ikinci nefesten sonra "Elhemdulillahi babbil alemin" ve üçüncü nefesten sonra "Elhemdulillahi rabbil alemin er-Rahman'ir-Rahim" derdi.[457]
207- İrşad-i Deylemi kitabında rivayet edilmiştir: "Resulul-lah (s.a.a) su içtiği zaman şöyle söylerdi: "Günahlarımızdan dolayı suyu acı yapmayan Allah’a şükürler olsun. Nimet ve rahmeti ile onu lezzetli ve tatlı kılmıştır."[458]
208- Seyit b. Tavus İkbal kitabında rivayet etmiştir: "Resu-lullah (s.a.a) lokmasının bir kısmını yedikten sonra "Allah’ım hamd ve övgü sana mahsustur, bize nimet verip doyurdun. Öyleyse nimetlerine karşı küfran edilmeden veya senden vedalaşmadan, sana muhtaç olmamanın peşine düşmeden hamd ve övgü sana aittir.[459]
209- Mekarim kitabında Resulullah (s.a.a)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Sirke iyi yiyecek ve katıktır. Allah’ım! Onu bana mübarek kıl, zira sirke benden önceki peygamberlerin katığı, yiyeceğidir."[460]
210- el-Kâfî kitabında İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.a)’ın nezdinde en güzel, sevdiği katık-yiyecek "Sirke ve zeytin" idi ve şöyle buyururdu. "Bunlar Peygamberlerin yiyeceğidir."[461]
211- Uyunu'l Ahbârı'r-Rıza kitabında hazret değerli babalarından, Onlar da Ali (a.s)’ın şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Resulullah (s.a.a) hayvanların böbreklerini yemez (fakat başkalarına haram etmez) ve şöyle buyururdu: "Böbrekler hayvanın bevline yakındır."[462]
212- el-Kâfî kitabında İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Ensar tarafından Resulullah (s.a.a)’a bir kap dolusu pilav hediye olarak getirildi. Hazret Salman, Mikdad ve Ebûzer (r.a)’i yemeğe çağırdı. Yemeğe başlayınca özür dileyip çabucak sofradan çekildiler. Bunun üzerine Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu: Bizi en çok seven -en güzel- yemek yiyendir.[463]
213- Aynı kitapta İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Mümin beni bir koyunun budunu yemeğe davet etse kabul ederim. Buda dinden sayılır. Eğer müşrik, münafık bir deveyi kesip beni davet etse kabul etmem ve buda benim dinimden sayılır. Allah müşrik ve münafıkların bağış ve yiyeceklerini yasaklamıştır."[464]
214- Meclisi Biharu'l-Envar kitabında Tezkire'i-Allame kitabından nakletmiştir: "Resulullah (s.a.a) sarımsak, soğan ve pırasa yemezdi."[465]
215- Mehasin kitabında Resulullah (s.a.a)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Yemek yediğiniz zaman ayakkabılarınızı çıkarın zira bu güzel bir sünnettir ve ayakların rahatlamasına neden olur."[466]
216- el-Kâfî kitabında İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.a) kas ve bilek etini severdi. Kalça, but etinden kaçınırdı-sevmezdi. Zira burası sidik torbasına yakındır.[467] Bunu Berki Mehasin Ş. Saduk İlel kitabında nakletmiştir.
217- Evarifu'l-Maarif kitabında zikredilmiştir: "Resulullah (s.a.a) hiçbir yiyecek ve yemeği reddedip ayıplamadı. Arzulasaydı yerdi. Arzu etmeseydi de yemezdi."[468]
218- Yine aynı kitapta zikredilmiştir: "Resulullah (s.a.a) yemeği üflemez ve su içerken nefes çekmezdi."[469]
219- Aynı kitapta zikredilmiştir: "Sofrada sirke, yeşillik ve sebze bulundurmak sünnettir.[470]
220- Mehasin kitabında İmam Bakır (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "(Ashaptan bir grup) Resulullah (s.a.a)’a helva sundular fakat hazret yemedi. Ey Resulullah (s.a.a) bunu yemek haram mı? dediler. Hazret hayır haram değildir. Ama böyle yemeklere alışmak istemiyorum. Sonra şu ayeti okudular: "Dünya hayatınızda bütün zevklerinizi yaşayıp bitirdiniz " (Ahkaf, 20)[471]
221- Mecmau'l-Beyan kitabında rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.a) kedinin yemek yemesi için yemek tabağını eğerdi."[472]
222- Daaim kitabında rivayet edilmiştir: "İmam Sadık (a.s) beş parmağı ile yemek yerdi ve şöyle buyururdu: "Resulullah (s.a.a) da böyle yemek yerdi. Tekebbürlü insanlar gibi yemezdi."[473]
223- Aynı kitapta Ali (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: Resulullah (s.a.a) için üzüm veya hurmayı iyice ıslanmaları için su dolu bir kabın içine bırakırdık. Hazret birinci ve ikinci günler yerdi, bozuldukları zaman çöpe dökmemizi emrederdi.[474]
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder