HAZRETİN GİYSİYLE İLGİLİ SÜNNET VE ÂDÂBI
131- Gazali İhyau'l-Ulum kitabında şöyle diyor: Resulullah (s.a.a) kendisi için hazırlanan her türlü elbiseyi giyerdi. Gömlek, cüppe, şal, vs.
Yeşil elbiseyi çok severdi. Elbisesinin çoğu beyaz idi. Bu konuda şöyle buyururdu: "Hayatta olanlarınıza beyaz giydirin! Ölülerinizi onun ile kefenleyin."
Savaş ve normal günlerde astarlı elbise giyerdi. Yeşil renkli ipek sündüs bir cüppesi vardı, hazret onu giyip beyaz teni ile birleştiği zaman görülmeye değerdi.
Elbiselerinin uzunluğu ayak bileklerine kadardı. Üzerindeki örtü şeklinde ki elbise baldırının yarısını örtüyordu. Onu gömleğinin üzerine bağlıyordu, bazen namaz ve namaz dışında açıyordu.
Elbiselerinin üzerine giydiği giysisi safran ile boyanmış idi. Bazen o bir tek elbisesi ile millete cemaat namazı kıldırıyordu. Bazen sadece bir tek aba giyiyordu.
Yine eski yamalı bir abası vardı. Onu giyer, şöyle buyururdu: "Ben kulum ve kulların elbisesini giyiyorum.”[282] "Cuma günleri dışında giydiği elbiselerinin dışında sadece Cuma gününe özel iki elbisesi vardı.
Bazen de sadece rupuş dedikleri örtü biçiminde ki elbisesini giyer iki tarafını omuzlarının arasından bağlardı. Bu elbiseyle millet ile ölülere cenaze namazı da kılardı. Bazen de aynı elbise ile kendi evinde namaz kılardı. Bu elbiseyi kendisine sarardı. Aynı zamanda bu elbise ile mücameet eder, bazen de bu elbise ile gece namazı kılardı. Bazı vakitler de ise elbisesinin bir tarafını kendi üzerine diğer tarafını da hanımlarından birisinin üzerine örterek namaz kılardı.
Hazretin siyah renkli bir abası vardı ve onu birisine bağışladı, Ümm-ü Seleme: "Annem babam sana kurban olsun siyah aban ne oldu? diye sordu. Hazret, onu birine bağışladım, buyurdular. Ümm-ü Seleme, "Hiçbir zaman sizin (teninizin) beyazlığını o abanın içinde (göze çarpar gibi) görmedim, dedi.
Enes b. Malik söylüyor: "Bazı vakitler hazret öğle namazını iki tarafını birbirine bağlamış biçimde hamam havlusu ile kılardı.[283]
Parmağına yüzük takardı…. Aynı yüzük ile mektuplara mühür vurur ve şöyle buyururdu:
"Mektupları mühürlemek töhmetten daha iyidir."
Takke giyerdi. Bazen onu sarığın altından bazen de tek giyerdi. Bazen de onu çıkartıp başına ve alnına şal bağlardı.[284]
"Sehab" adında bir sarığı vardı ve onu Ali (a.s) ‘a bağışladı, Ali (a.s) bu sarık ile geldiğinde Resulullah (s.a.a) şöyle buyururdu: Sehab'ın içindeki Ali sizin yanınıza geldi."
Her zaman elbiseyi sağ taraftan giyerdi ve şöyle buyururdu: "Avretimi gizleyebilmem ve millet arasında ziynetlenmem için (beni) örten Allah’a şükürler olsun.[285]" Elbisesini her zaman sol taraftan çıkarırdı.
Yeni elbise giydiği zamanlar eski elbiselerini fakirlere verirdi ve şöyle buyururdu: "Müslüman Allah rızası için eski elbisesini fakir bir müslümana verip giydirirse, bu elbise fakir müslümanın üzerinde olduğu sürece ister ölmüş olsun ister hayatta olsun (elbiseyi veren kimse) Allah’ın koruması ve hayrı bereketi içinde olur, İçi hurma lifi ile dolu bir döşeği vardı, tahmini olarak uzunluğu iki zirâ ve genişliği ise bir zirâ bir karış idi.
Hazretin abası vardı, müstehap namaz kılmak istedikleri zaman ikiye katlar altına sererlerdi.
Hazret, üzerinde hiçbir şey bulunmayan sade hasırın üzerinde uyurdu.
Hazretin adeti ve huyu hayvanlarını, silahını ve eşyalarını isimlendirmesi idi. Bayrağının ismi "Ogab", savaşlarda yanına aldığı kılıcının ismi "Zülfikar" öteki kılıcının ismi "Muhzem", diğeri "Rusub" ve diğerinin ismi ise "Gezib" idi.
Kılıcının kabzası gümüş ile işlenmiş, kemeri deriden idi, üç gümüş halka üzerine asılı bulunuyordu.
Hazretin yayının ismi "Ketum" okluğunun ismi ise "Kafur" idi.
Devesinin ismi "Ezba"[286] katırının "Düldül", eşeğinin "Ye-fur", sütünü sağıp içtiği koyununun ismi ise "Uyne" idi.
Hazretin pişirilmiş topraktan yapılmış bir ibriği vardı, ondan hem abdest alır hem su içerlerdi, millet teberrük olsun diye çocuklarını hazretin evine gönderirlerdi ve hiç kimse de onlara engel olmazdı, çocuklar ibrikte su bulduklarında içer ve ellerine başlarına sürerlerdi.[287]
132- Rivayete göre, hazret sarığını üç veya beş defa dolayıp bağlardı.[288]
133- Gevali kitabının sahibi şöyle söyler: "Rivayete göre, hazretin siyah sarığı vardı ve onunla namaz kılardı."[289]
134- Caferiyat kitabında Hz.Ali (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.a) başına farklı takkeler bırakırdı ve çizgili idiler…. Hazretin "Zatu'l-Fusul" adında zırhı vardı, bu zırhın bir tane önde iki tane de arkada gümüş halkası bulunuyordu."[290]
135- Tabersi Mekarim kitabında şöyle söylüyor: "Resulullah (s.a.a)’ın "Şemle" bornozdan küçük bir elbise) ve "Numre" adında (yünden yapılmış siyah ve beyaz çizgili elbise) elbiseleri vardı ve bunları kendisine dolardı, ama numre'nin siyah ve beyaz çizgileri hazretin beyaz baldır ve ayaklarına düştüğü için hazrete daha iyi yakışıyordu."[291]
136- Gevali Resulullah (s.a.a)’den şöyle rivayet eder: "Resulullah (s.a.a) namaz kılarken bol elbise giyerdi."[292]
137- Keraceki Kenzü'l-Fuad kitabında şöyle rivayet etmiştir: "Hazret için iki hırka dokumuşlardı bunları sadece namazlarda giyerdi. Ümmetini temizliğe teşvik eder ve temizliğe + emrederdi."[293]
138- el-Kâfî’de İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Emirü'l Müminin (a.s) şöyle buyurdu: pamuk elbiseler giyinin, zira Peygamber (s.a.a)’ın elbiseleri pamuktandı. Biz Eh-i Beyt’in elbiseleri de pamuktandır."[294]
139- Ş. Saduk, Hisal kitabında "Erbaa Mie" hadisi arasında Ali (a.s)’dan şöyle rivayet eder: "Pamuk elbiseler giyinin, zira Resulullah (s.a.a)’ın elbisesi pamuktan idi. Hazret, mecbur olmadığı zamanlar dışında yünlü ve kıllı elbiseler giymezdi.[295]
Müellif: Bu hadisi Saduk Hisal, Safvani et-Tarif kitabında mürsel olarak zikretmişlerdir. Muâşeret bölümünde geçen hazretin yünlü elbise giymesi konusu burada açıklık kazanmaktadır. Yani; hazret yünlü elbiseleri harici sebeplerden kaynaklanan mecbur olduğu durumlarda giyerdi. Buna göre bu iki hadis arasında ihtilaf yoktur.
140- Menakib kitabında şöyle zikredilmiştir: Deriden yapılmış kemeri vardı, baş kısmında bugünkü gibi kilit-düğüm yeri bulunuyordu. Diğer tarafı ise gümüştendi. Üç halka da üzerine asılı bulunuyordu. Hazretin bir de kasesi vardı. Üç gümüş parça ile süslenmişti.[296]
141- Caferiyat kitabında Ali (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: Kılıcının kını, kılıfının sonu ve kabzesi gümüşten idi. İkisinin ortası da gümüşten işlenmişti.[297]
142- Fakih kitabında İmam Sadık (a.s) babalarından şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: Resulullah (s.a.a)’ın küçük bir bastonu vardı. Uç kısmı demirdendi. Hazret, ona yaslanırdı. Fitre ve Kurban bayramlarında eline alırdı.[298] Bu konu, Caferiyat kitabında da rivayet edilmiştir.
143- el-Kâfî kitabında İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: Resulullah (s.a.a)’ın yüzüğü gümüşten idi.[299]
Müellif: Kuleyni bu şekilde hadisi başka bir yolla da nakletmiştir.
144- el-Kâfî kitabında Ebu Hatice şöyle rivayet etmiştir: Yüzüğünün taşı yuvarlak olmalıdır, zira Resulullah (s.a.a)’ın yüzüğünün taşı bu şekilde idi.[300]
145- Yine aynı kitapta İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: Resulullah (s.a.a)’ın yüzüğünün üzerinde Muhammed Resulullah nakşı vardı.[301]
146- Hisal kitabında İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: Resulullah (s.a.a)’ın iki yüzüğü vardı birisinin üzerinde "La ilahe illallah" diğerinde "Sadakallah" yazıyordu.[302]
147- Hisal kitabında ikinci Ebul Hasan (İmam Rıza) (a.s)’-dan rivayet edilmiştir:
Resulullah (s.a.a), Emirü'l Müminin, İmam Hasan, İmam Hüseyin ve diğer İmamlar (a.s) yüzüklerini sağ ellerine takarlardı.[303]
Müellif: Kuleyni el-Kâfî kitabında başka bir yolla Resulullah (s.a.a)’ın yüzüğü sağ ellerine taktıklarını ve nakış konusunu az bir farlılık ile zikreder. Ş. Saduk ve diğerleri de kitaplarında aynı rivayeti getirmişlerdir. Diğer taraftan merhum Kuleyni Ali, İmam Hasan, Hüseyin (a.s) ve diğer İmamlardan bazılarının sol ellerine yüzük taktıklarını rivayet etmektedir. Bu hadislerin Resulullah (s.a.a)’ın yüzüğü sağ ele taktığına dair zikredilen hadisler ile ihtilafı yoktur. Zira; bu hadis sol ele yüzük takmanın caiz olduğunu gösterir. İmamlar (a.s) ya her iki ellerine yüzük takarlardı veya bazı vakitlerde sadece sol ellerine yüzük takarlardı. Ama şunu belirtemeden geçmeyelim, Resulullah (s.a.a)’ın sol ele yüzük takmadığı rivayet edilmiştir. Sadece el-Kâfî’de Ali b. Atiye İmam Sadık (a.s)’dan şöyle rivayet edilmiştir: Resulullah (s.a.a) çok kısa bir süre için yüzük takardı, sonra onu da terk etti. Şayet bu hadisten kasıt sol ele yüzük takmaktır ki hazret sol eline kısa bir süre yüzük takıp sonra bunu da terk etti. Bizim amacımız bu bölümünde ki bütün hadisleri geniş bir şekilde araştırmak değildir. Sadece Hazretin yüzük hakkında ki adabına değinmek istedik.
148- Mekarim kitabında İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
Enbiyalar (a.s) gömleği pantolondan önce giyerlerdi.[304]
Müellif: Bu hadis Caferiyat kitabında zikredilmiştir. Bu bölüme en uygun olan hadis geçti.
128- Mekarimu'l-Ahlak kitabında İmam Rıza (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.a) vasiyetinde şöyle buyurdular: "Ey Ebûzer! Ben kaba elbise giyer, yerde oturur, yemekten sonra parmaklarımı yalar, palansız eşeğe biner, arkama da birini alırım; benim sünnetimden yüz çeviren benden değildir."[305]
129- Aynı kitapta İmam Sadık (a.s)’dan şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.a) çizgili takke takardı. Savaşlarda ise, iki kulaklı takke kullanırdı.[306]
130- Hisal kitabında İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.a), üç şey dışında siyah renkli giysileri giymekten hoşlanmazdı: Sarık, ayakkabı ve abâ."[307]
131- Mekarimu'l-Ahlak kitabında İmam Bakır (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Ayakkabı giyerken önce sağı, çıkarırken de önce solu çıkarmak sünnettir."[308]
132- Aynı kitapta İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Yemek yerken ayakkabılarınızı çıkarın. Zira bu, ayaklarınızın rahatlamasına sebep olduğu gibi iyi bir sünnettir."[309]
133- Yine aynı kitapta İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Siyah ayakkabı ve sarı terlik giymek sünnettir."[310]
134- Aynı kitapta İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Keten, peygamberlerin giysilerinden idi."[311]
135- Daaim kitabında İmam Sadık (a.s), babalarından (a.s) onlar da Resulullah (s.a.a)’den şöyle rivayet ederler: "Hazret, kırmızı renkli elbise giymekten hoşlanmazdı."[312]
136- Merhum Ş. Saduk Fakih kitabında, İmam Bakır (a.s)’ın şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Resulullah (s.a.a)’in "Kon" adında bir çadırı vardı."[313]
137- Menakib kitabında şöyle rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.a) Cuma günleri kırmızı hırkasını giyer "Sehab" adındaki sarığını takardı. Mekke fethinde Mekke’ye girdikleri zaman siyah sarık taktı. Hazretin bir kutusu vardı. İçine fildişinden yapılmış tarağı, sürmeliği, makas ve misvakını bırakırdı…
Resulullah (s.a.a) dünyadan göçtükleri zaman üstünde kaba yemen parçası, "Mülebbede" adındaki aba vardı. Hazretin "Esed b. Zurare'nin hediye ettiği tahtı vardı. Hazretin üzerinde oturduğu minberin üç merdiveni bulunuyordu. "Terta" adındaki ağaçtan yapılmış, mescidinin minaresi yoktu. Bilal yerde ezan okurdu."[314]
138- el-Kâfî kitabında İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.a)’in evinde giyindiği safran ile boyanmış bir parçası vardı ki rengi hazretin bedenine iz bırakıyordu.[315]
139- Aynı kitapta İmam Bakır (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Biz evde sarı renkli elbiseler giyeriz."[316]
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder