ÇEVİRİ

24 Temmuz 2012 Salı

HAZRETİN TEMİZLİK VE ZİYNETLE İLGİLİ SÜNNET VE ÂDÂBI

 


86- Mekarim kitabında nakledilmiştir: Resulullah (s.a.a) saç ve sakalını yıkamak istediğinde sidir ile yıkardı.[196]

87- Caferiyat kitabında Ali (a.s)’dan şöyle rivayet edilmiştir: Resulullah (s.a.a) saçını tarardı, bir çok zamanlar su ile düzeltip ve şöyle buyururdu: "Müminin güzel kokulu olması için su yeterlidir.[197]

88- Ş. Saduk, Hisal kitabında İmam Sadık (a.s)’dan "…Her mescide güzel elbiselerinizi giyinerek gidin…"[198] ayeti hakkında şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Maksat, (saçı) taramaktır. Zira rızkı celp eder, saçı güzelleştirir ve hacetin yerine gelmesine sebep olur. Mertliği arttırır, balgamı yok eder. Resu-lullah (s.a.a) alttan (yukarı doğru) kırk defa tarardı. Yukarıdan yedi defa tarar ve şöyle buyururdu: Taramak aklı çoğaltır ve balgamı söküp atar.[199] Bu hadisi Fettal, Revzetu'l-Vaizin kitabında senetsiz olarak zikretmiştir.

89- el-Kâfî kitabında İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu: "Dudağın görünebileceği kadar bıyığı kesmek sünnettendir."[200]

90- Ş. Saduk Men la Yahzuruhu'-Fakih kitabında şöyle rivayet eder: "Resulullah (s.a.a) buyurdular ki; "Mecusiler sakalını kesip bıyıklarını uzun bırakırlar, biz de bıyığı kesip sakalı uzun bırakırız.[201]

91- Aynı kitapta saçı, tırnağı ve kanı yere basırmanın sünnet olduğu rivayet edilmiştir.[202]

92- el-Kâfî’de İmam Sadık (a.s)’dan rivayet edilmiştir ki: "Tırnakları kesmek sünnettendir."[203]

93- Saduk Kitabu'l-Fakih’de şöyle nakleder: Muhammed b. Müslim; bir gün İmam Sadık (a.s)’dan saç boyamak hakkında soru sordum. Hazret, cevabında şöyle buyurdu: Resulullah (s.a.a) saçlarını boyardı. O hazretin boyalı saçları şu anda bizim yanımızdadır.[204]

94- Aynı kitap şöyle gelmiştir: Resulullah (s.a.a) ve Hüseyin b. Ali (s.a) ve İmam Bakır (a.s) saçlarını "Ketm" adında özel bir boyayla, Ali b. Hüseyin (a.s) ise kına ile boyarlardı.[205]

95- Tabersi Mekarim kitabında şöyle nakleder: "Zırnık çekerdi, şalın hizasına kadar olan bölümü başkası zırnık çekerdi, şalın örttüğü yerleri ise hazretin kendisi zırnık çekerdi.[206]

96- Kuleyni el-Kâfî'de rivayet etmiştir: İmam Sadık (a.s)'ın şöyle buyurduğunu duydum: Resulullah (s.a.a) etek altı ve koltuk altı kıllarını her Cuma zırnık atarak alırdı.[207]

97- Fettal Revzetu'l-Vaazin kitabında İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğunu rivayet eder: "On beş günde bir zırnık çekmek sünnettir, birisi yirmi gün geçer, parası olmaz ve borç alırsa borcunu ödemesi Allah’a aittir. Eğer kırk gün geçer de zırnık çekmezse, mümin değildir, kâfir de değil, hiçbir kerameti (özelliği) yoktur.[208]

98- Saduk Fakih kitabında Ali (a.s)’dan şöyle rivayet eder: "Koltuk altını almak kötü kokuyu insandan uzaklaştırır. Bu Resulullah (s.a.a)’in emir buyurduğu temizlik ve sünnettir.[209]

99- el-Kâfî kitabında İmam Sadık (a.s)’dan şöyle rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.a) yatağa gittikleri zaman taş sürmesi ile sürme çekerdi. Miktarını da tek olarak karar verirdi.[210]

100- Yine aynı kitapta İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: Resulullah (s.a.a) uyumadan önce dört defa sağ gözüne üç defa da sol gözüne sürme çekerdi.[211]

101- Tabersi Mekarim kitabında şöyle diyor: Resulullah (s.a.a) sağ gözüne üç defa sol gözüne iki defa sürme çekerdi. Hazretin sürme kutusu vardı. Her akşam onun ile sürme çekerdi ve taş sürmesinden istifade ederdi.[212]

102- Hüseyin b. Bestam Tıbbu'l-Eimme kitabında İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğunu rivayet eder: Resulullah (s.a) bir tane sürmeliği vardı. Her akşam uyku vaktinde ondan üç mil her gözüne çekerdi.[213]

Müellif: Adetlerin farklı olarak gelmesi hazretin farklı vakitlerde sürme çektiğini gösterir. Buna göre uyumadan önce sürme çekmenin kendisi müstehaptır adet ve miktarının değil.[214]

103- Men La Yehzuruhu'l-Fakih kitabında İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: Dört şey peygamberlerin ahlakındandır; güzel koku sürmek, saçı jiletle kesmek, bedendeki istenmeyen tüyleri zırnık çekerek temizlemek, kadınla çok ilişkiye girmek.[215]

104- el-Kâfî’de İmam Sadık (a.s)’dan şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.a)’in içinde misk bulunan bir kutusu vardı. Her abdestten sonra hemen onu alıp sürerdi. Evden çıktığı zaman geçtiği her yerde bu güzel koku dağılırdı.[216]

105- Mekarimu'l-Ahlak kitabında şöyle gelmiştir: "Hazrete esans sunulduğu zaman alıp sürerdi. Kokusu güzel, taşıması kolaydır, buyururdu. Esans sürmesi için mazereti olsaydı, parmağının ucunu esansa sürmekle yetinirdi.[217]

106- Yine Mekarim kitabında şöyle gelmiştir: Resulullah (s.a.a) "Evdu'l-Gumari" ile buhur (bir tür bitki) verirdi.[218] Ateşin üzerine bırakıldığında dumanı etrafa güzel koku yayar.)

107- Zahiretu'l-İbad kitabında şöyle gelmiştir: "Hazretin en çok sevdiği esans, misk idi."[219]

108- el-Kâfî kitabında İmam Sadık (a.s)'ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: Resulullah (s.a.a) yiyecek içecekten daha çok güzel kokular için para harcardı.[220]

109- Yine el-Kâfî'de İmam Ali (a.s)'ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: Bıyığa güzel koku sürmek, Peygamberlerin ahlakından ve "Kiramu'l-Katibin'e ihtiramdır.[221]

110- Yine aynı kitapta ipek satıcısı olarak meşhur olan Seken'den rivayet edilmiştir: İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğunu duydum; "Her mükellefin Cuma günleri bıyığını ve tırnaklarını kesip güzel koku sürmesi gerekir. Sonra şöyle devam ettiler, Resulullah (s.a.a) Cuma günü gelip esans bulamadıkları zaman, hanımlarının başörtüsünü alıp ıslatarak yüzüne sürerdi. Bu şekilde güzel kokmaya çalışırdı."[222]

111- Ş. Saduk Fakih kitabında şöyle söylüyor: "Resulullah (s.a.a) Cuma günü gelip de sürmek için güzel bir koku bulamayınca, zeferan ile boyanmış elbisesine su serperek eline yüzüne sürerdi.[223]

112- el-Kâfî kitabında İmam Sadık (a.s)’dan şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Fitre bayramı Resulullah (s.a.a)’e esans-güzel koku getirdikleri zaman hazret önce hanımlarına verirdi.[224]

113- Aynı kitapta Ali (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.a) esans ve helvayı reddetmezdi.[225]

114- Gazali İhyau'l-Ulum kitabında Resulullah (s.a.a) ‘in ahlakını anlatırken şöyle diyor: "Hazret esansları, güzel kokuları çok severdi. Kötü kokulardan kaçınır ve sevmezdi.[226]

Müellif: bu hadislerden anlaşılan; hazretin bir çok farklı esans ve güzel kokudan istifade etmesidir.

115- Mekarimu'l-Ahlak kitabında zikredilmiştir ki: Resulul-lah (s.a.a) bedenine yağ sürmeyi severdi. Onu ihmal etmekten hoşlanmaz ve şöyle buyururdu: "Bedeni yağlamak hüznü ve perişanlığı ortadan götürür yok eder."[227]

116- Yine aynı kitapta şöyle zikredilmiştir: Resulullah (s.a.a) bir çok farklı yağ ile bedenini yağlar, yağlama esnasında sakalından önce başını yağlar ve şöyle buyururdu: "Baş sakaldan öncedir."[228]

117- Yine aynı kitapta gelmiştir: "Hazret en çok menekşe çiçeği yağı ile bedenini yağlar ve şöyle buyururdu: "Bu yağların en iyisidir."[229]

118- Yine aynı kitapta nakledilmiştir: Hazret yağ sürmek istediği zaman, önce kaşlarına sonra bıyığına daha sonra burnunun içine götürerek koklar ve sonunda mübarek başına sürerdi.[230]

119- Yine aynı kitapta nakledilmiştir: Resulullah (s.a.a) baş ağrısını gidermek için kaşlarına yağ sürerdi ve bıyığını sakalını yağladığı yağın dışında bir yağ ile yağlardı.[231]


88- İbn-i Şube Tuhefu'l-Ukul kitabında İmam Rıza (a.s)’dan rivayet eder: "Temizlik yapmak peygamberlerin ahlakındandır."[232]

89- Men La Yehzuruhu'l-Fakih kitabında İmam Sadık (a.s)'ın şöyle buyurduğu nakledilmiştir: Dört şey Peygamberlerin sünnetindendir; güzel koku sürmek, dişleri fırçalamak, hanım ile ilişkiye girmek, kına vurmak.[233]

90- Daaim kitabında nakledilmiştir: Resulullah (s.a.a) çok güzel koku sürerdi, öyle ki mübarek saç ve sakalında belli olurdu.[234]

91- Merhum Tabersi Mekarimu'l-Ahlak kitabında rivayet etmiştir: Resulullah (s.a.a) "Mederi" adında özel bir tarak ile saçını tarardı… Çoğu zaman, saçını günde iki kez tarardı." Yine rivayet etmiştir ki; "Saçını taradıktan sonra tarağını döşeğinin altına bırakırdı."[235]

92- el-Kâfî kitabında Amr b. Sabit rivayet eder. İmam Sadık (a.s)'a "Halk, saçı ortadan ayırmanın sünnet olduğunu rivayet ediyorlar acaba doğru mu?" dedim. Hazret "Sünnetten olur mu?" buyurdu. Halk, Resulullah (s.a.a)'in böyle yaptığını zannediyor, diye arzettim. Hazret: "Hiçbir zaman Resulullah (s.a.a) saçını ikiye ayırmadı ve hiçbir peygamber saçını ikiye ayırmaya ihtiyaç duyacak kadar saçını uzatmazdı" buyurdular.[236]

93- el-Kâfî'de Eyüp b. Harun şöyle rivayet ediyor: "İmam Sadık (a.s)’a acaba Resulullah (s.a.a) saçını ortadan ayırır mıydı? diye sordum. İmam (a.s) "Hayır ayırmazdı, zira Resulullah (s.a.a)’in saçları uzadığı zaman kulak memelerini aşmazdı." diye buyurdular.[237]

94- Safvani'nin telif ettiği et-Tarif kitabında zikredilmiştir: "Saçları keserken başın ön kısmından başlamak peygamberlerin sünnetindendir."[238]

95- el-Kâfî kitabında Ebu Besir'den rivayet edilmiştir: İmam Sadık (a.s)'a saçı ikiye ayırmanın sünnet olup olmadığın sordum? Hazret "Hayır" dediler. Acaba Resulullah (s.a.a) hiç saçını ortadan ayırdı mı? diye sordum. Hazret "Evet" buyurdular. Bende nasıl olur Resulullah (s.a.a) bir işi yaparda sünnet olmaz diye sordum? Hazret; Herkes Resulullah (s.a.a)'in durumunda olsaydı Resulullah (s.a.a) gibi saçını ortadan ayırmak zorunda kalırdı." buyurdu. Nasıl yani? dedim. Hazret; "-Hicretin altıncı- yılı Resulullah (s.a.a) Medine'den Beytüllah'a doğru hareket etti, ihram bağladı. Kurbanlığı da yanında götürdü. Fakat Kureyşli[239] kafirler hazrete engel oldular. Mekke'ye girmesine izin vermediler. Ayet-i Şerifeye göre; "… Allah rüyanı doğruladı…"Resulullah (s.a.a) yakın bir zamanda sağ salim bir şekilde Mekke'ye gireceğini anladı. Bunun için saçını kesmedi. İhram bağladığı günden bir daha ki yıla kadar saçı aynı şekilde bıraktı. -Bundan dolayı saçını ortadan ayırmak durumunda kaldı.- Hac amellerini yapıp saçını kestikten sonra saçını uzatmadı. Bundan önce de saçını ortadan ayırmaya ihtiyaç duyacak şekilde uzatmamıştı." diye buyurdular.[240]

96- el-Kâfî kitabında Hefs-i Ever’den şöyle rivayet edilmiştir: "İmam Sadık (a.s)’a saç ve sakalı kına ile boyamak sünnet midir? diye sorduğumda Hazret evet –sünnettir- buyurdu."[241]

97- Hisal kitabında Ayşe Resulullah (s.a.a)’den şöyle rivayet eder: "Hazret insan bedeninden yedi şeyin defnedilmesini emrediyordu; Saç, tırnak, kan, hayız iken kullanılan parça, diş, rahim, "alaka" kanı; cenin düştüğü zaman gelen kan.[242]

98- el-Kâfî'de Abdullah b. Ebu Yefur'dan nakledilmiştir: "Biz Medine'de idik "Zurare" ile koltuk altı kıllarını yolmanın veya traş etme konusunda bahsimiz oldu. Ben traş etmenin daha iyi olduğunu söyledim. Zurare ise çekip yolmanın iyi olduğunu savunuyordu. İkimiz İmam Sadık (a.s)'ın evine gittik. Hazretten izin alıp huzuruna çıktık. Eve girdikten sonra hazretin koltuk altını zırnık çekerek aldığın gördüm. Zurare'ye İmam (a.s)'ın ameli senin için yeterli değil mi? dedim. O da şayet bu amel hazrete mahsustur ve başkaları için caiz değildir, dedi. Bu esnada hazrete sohbet ettiğimi fark edip ne oldu? diye buyurdu. Ben de; Zurare ile koltuk altını tıraş etmenin veya çekerek yolmanın hakkında bahsediyorduk, O yolmanın daha iyi bende tıraş etmenin daha iyi olduğunu savunuyorum, diye arz ettim. Hazret senin söylediğin doğrudur, diye buyurdu. Tıraş etmek, yolmaktan daha faziletlidir; zırnık çekerek almak ise, tıraş etmekten daha faziletlidir, buyurdu.[243]

99- Yine el-Kâfî kitabında İmam Rıza (a.s)’dan şöyle rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu: "Cebrail bana bir gün arayla güzel kokular sürmemi ve Cuma günü bunu hiçbir şekilde terk etmememi söyledi."[244]

100- Mekarim kitabında rivayet olunmuştur ki: "Resulullah (s.a.a) Ali (a.s)’a şöyle buyurdu: "Ey Ali! Her Cuma günü güzel koku sür. Zira o benim sünnetimdir. Koku üzerinden gidinceye kadar sana sevap yazılır."[245]

101- Aynı kitapta "Enes b. Malik'ten rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.a)’e güzel kokulu bir bitki verildiğinde onu koklayıp sahibine geri verirdi. Fakat "safran" verildiğinde onu koklar ve saklardı."[246]

102- Merhum Meclisi Bilaru'l-Envar kitabında merhum şehit Sani’nin risalesinden rivayet eder: "Resulullah (s.a.a) her Cuma günü namaz için evden çıkmadan önce tırnaklarını keser ve bıyıklarını kısaltırdı."[247]

103- Ş. Fahruddin Kitab-ı Muntahab'da mesihi birisinden şöyle dediğini rivayet etmektedir:

"Ashaba Resulullah (s.a.a)’e gelen hediyeler arasında en çok neyi severdi? diye sordum. Onlarda hazretin en çok güzel kokuları esansları sevdiğini güzel kokulara karşı çok şiddetli bir sevgisi olduğunu söylediler.[248]

104- Hisal kitabında Musa b. Cafer (a.s)’dan rivayet edilmiştir: "Beden de ve başta beş şey sünnettendir; baş için, misvak kullanmak, bıyıkları kısaltmak, saçı ikiye ayırmak, mezmeze etmek, istin şak etmek. Beden için sünnet olanlar; sünnet olmak, koltuk altı ve üstünü tıraş etmek, tırnakları kesmek ve istibra etmek.[249]

105- Fıkhı'r-Rıza kitabında rivayet edilmiştir: Cuma günlerinde bir takım ameller vardır ki onlara dikkat ediniz. Onlar yedi tanedir; Kadın ile ilişkiye girmek, başı ve sakalı Hatmi adında gül ile yıkamak, bıyıkları kısaltmak, tırnakları kesmek, güzel koku sürmek.[250]

106- Ş. Sani Cuma günü amelleri risalesi'nde şöyle rivayet etmektedir: Resulullah (s.a.a) her Cuma günü namaz için evden çıkmadan önce tırnaklarını keser ve bıyıklarını kısaltırdı."[251]

107- Cafer b. Ahmed'in telif ettiği Erus kitabında Resulullah (s.a.a)'den nakledilmiştir: "Dostum Cebrail bana bir gün arayla güzel koku sürmemi ve Cuma günü hiç terk etmememi söyledi."[252]

108- Aynı kitapta İmam Sadık (a.s)'ın şöyle buyurduğu nakledilmiştir: "Cuma günleri Muhammed ve onun Ehl-i Beyt'ine bin salavat, Cuma günleri dışında yüz salavat göndermek sünnettir…"[253]

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder