353- Kutb-u Ravendi Daavât kitabında Resulullah (s.a.a)’ın şöyle buyurduğunu zikretmiştir: "Cebrail bana Kur'an'ı ayakta okumamı, rükûda Allah’a hamd secdede ise tesbih ve oturarak dua etmemi emretti."[756]
354- İbn-i Fehed Uddet-i Dai kitabında rivayet etmiştir: Resulullah (s.a.a) dua ederken ellerini kaldırırdı, yemek isteyen fakir gibi yalvarıp inlerdi."[757]
Müellif: Aynı konuyu Şeyh Mecalis kitabında Zeynelabidin (a.s)’ın çocukları Muhammed ve Zeyd, O’da İmam Hüseyin (a.s)’dan rivayet etmiştir.
Aynaya Bakarken Okuduğu Dua
355- Caferiyat kitabında İmam Sadık (a.s), değerli babalarından (s.a), Ali (a.s)’dan şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: Resulullah (s.a.a) aynaya bakarken şöyle söylerdi: "Beni kamil (eksiksiz), yüzümü güzel yaratan, başkalarının karşısında ziy-netlendiren, İslam’a hidayet eden, "Nübüvvet" ile bana minnet bırakan Allah’a hamd olsun."[758]
356- Ebul Futuh-u Razi tefsirinde İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Resulullah (s.a.a) aynaya bakarken şöyle söylerdi: "Beni kâmil yaratan, ahlakımı güzelleştiren, diğerlerinin ayıpları karşısında bana ziynet veren Allah’a hamd olsun"
Merkebe Binerken Okuduğu Dua
357- Gevaliu'l-Leali kitabında Resulullah (s.a.a)’dan, rivayet edilmiştir: Yolculuk için hazret merkebinin üzerine oturduktan sonra üç defa "Allah-u Ekber" söyledikten sonra şu ayeti okurdu: "Bunları hizmetimize veren Allah ne yücedir! Zaten bizim gücümüz bunlara yetmezdi. Şüphe yok ki Rabb'imize döneceğiz."[759] Sonra devamında şöyle buyururdu: "Rabb'imiz! Bu yolculuğumuzdan senden iyilik ve takva talep ediyoruz. Senin hoşuna giden işleri senden istiyoruz. Allah'ım! Bu yolculuğu bizlere kolay kıl, uzağını yakın et, Allah'ım! Yolculukta bizim yardımcımız, ailemiz de bizim vekilimiz ol. Allah'ım! Yolculuğun zorluklarından, evin hüznünden, aile ve malda kötülük görmekten sana sığınıyorum." Yolculuktan döndükten sonra "Rabb'ime tövbe etmiş, ona ibadet ederim, evime döndüğüm için şükürler olsun." diye dua ederdi.[760]
Yolculukta Akşam Vakti Olunca Okuduğu Dua
358- Aynı kitapta şöyle nakledilmiştir: Hazret yolculukta akşam olunca "Ey yeryüzü! Benim ve senin rabbimiz Allah’tır. Senin ve içinde barındırdıklarının şerrinden ve üstünde hareket halinde olanlardan Allah’a sığınıyorum ve –yine- her yırtıcı, ısırıp sokan yılan ve akrebin, bu diyarda bulunan herkesin şerrinden Rabb'ime sığınıyorum. Yine babanın ve oğlunun şerrinden Rabb'ime sığınıyorum." diye dua ederdi.[761]
Yeni Elbise Giyerken Okuduğu Dua
359- Mekarim kitabında Resulullah (s.a.a)’dan rivayet edilmiştir: Hazret yeni elbise giydiği zaman "Avretimin örtülü, halk arasında süslenmiş olayım diye giydirip örten rabbime hamd olsun." diye dua ederdi.[762]
Müellif: Bu hadise yakın manada, Mufidi-Dini-i Tûsi, Emâli kitabında Ubeyy b. Meter’den, Allame Meclisi Bilaru'l-Envar'da Menakib kitabından Ubeyye b. Meter’den rivayet etmişlerdir.
360- Yine Mekarim kitabında gelmiştir: Hazret elbisesini çıkarmak istediği zaman önce sol taraftan çıkarmaya başlardı. Yeni elbise giydikleri zaman her zaman yaptığı iş, Allah’a hamd ve sena da bulunmaktı. Sonra fakir birisini çağırıp eski elbisesini ona verip şöyle buyururdu: "Müslüman, Allah’ın rizayeti için eski elbisesini fakir bir müslümana verirse, verdiği elbise fakirin üzerinde olduğu sürece, veren şahıs hayatta olsun veya ölmüş olsun, Allah’ın yardımı, emanı ve koruması altında olacaktır."[763]
361- Yine aynı kitapta zikredilmiştir: Resulullah (s.a.a) elbisesini giydikten sonra evden çıkmadan önce ayağa kalkıp şöyle dua ederdi: "Allah’ım senin sayende kendimi örttüm, sana yöneldim ve sarıldım (senin ipine sarıldım), sana tevekkül ettim, Allah’ım sen benim itimadım ve ümidimsin, Allah’ım ehemmiyetli, mühim (işlerimde) ve benim önemsemediğim fakat senin daha iyi bildiğin işlerimde bana kifayet et ve himayette bulun. Senin komşuluğun aziz, değerli, hamd ve övgün yücedir. Senden başka İlah yoktur. Allah'ım! Takvayı yol azığım yapl, günahlarımı bağışla, nereye yönelirsem orayı hayır ve iyilik olarak karar kıl.!" Daha sonra hazret işinin peşine giderlerdi.[764]
Meclisten Kalkarken Okuduğu Dua
362- Gazali İhyau'l-Ulum kitabında nakleder: Hazret ne zaman bir meclisten kalksa "Allah'ım! Sen her noksanlık ve ayıptan münezzehsin. Hamd ve övgü sana mahsustur. Şahadet ederim ki senden başka ilah yoktur, tövbe edip sana dönüyorum." diye dua ederdi.[765]
Mescide Girerken ve Çıkarken Okuduğu Dua
363- Şeyh Mecalis kitabında senedi ile, "Abdullah b. Hüseyin", değerli annesi "Fatma bintu'l-Hüseyin'den, O’ da değerli babası İmam Hüseyin (a.s)’dan, O’da Ali (a.s)’dan şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Resulullah (s.a.a) mescide girmek istedikleri zaman "Allah’ım! Rahmet kapılarını yüzüme aç" mescitten çıkarken "Allah’ım! Rızk kapılarını yüzüme aç" diye dua ederdi.[766]
364- Tabarî el-İmame kitabında, "Abdullah b. Hasan'dan, o da değerli annesi Fatıma-ı Suğra'dan, o da değerli babası İmam Hüseyin (a.s)’dan, o da değerli annesi Hz. Fatıma'dan nakleder: "Peygamber (s.a.a) mescide girdikleri zaman "Allah’ın adıyla, Allah’ım! Salât ve selamını Muhammed’e ve onun Ehl-i Beyt’ine gönder, günahlarımı bağışla ve rahmet kapılarını yüzüme aç" mescitten çıkmak istedikleri zaman ise "Allah’ın adıyla, Allahı’m! Muhammed ve Ehl-i Beyt’ine selam ve sâlat gönder. Günahlarımı bağışla, kerem ve iyilik kapılarını yüzüme aç" diye dua ederdi.[767]
Yatağa Girerken Okuduğu Dua
365- Mekarimu'l-Ahlak kitabında rivayet edilmiştir: Resulul-lah (s.a.a) yatakta sağ tarafa doğru ve mübarek yüzünü sağ elinin içine bırakarak uyurdu. Sonra "Allah'ım! Kullarını dirilttiğin zaman beni azabından koru." diye dua ederdi.[768]
366- Aynı kitapta zikredilmiştir: Hazret uyurken muhtelif, farklı dualar okurdu. -onlardan birisi- şöyledir: "Allah’ın adıyla ölüp dirilirim. Bütün mahluklar ona dönecektir. Allah’ım! Korkumu emniyet ve huzura çevir, ayıbımı ört, bana verdiğin emanetin (hakkını) kendin edâ et."[769]
367- Yine aynı kitapta zikredilmiştir: Resulullah (s.a.a) uyurken ayet'el kürsi’yi okurdu ve şöyle buyururdu: "Cebrail bana gelerek, Ey Muhammed! Cin taifesinden olan ifrit (Cinlerin azgın, en zararlı, şerli, korkunç ve kuvvetli cinsi.) uykuda sana cadı yapacaktır, uyumak istediğin zaman Ayete'l- Kürsi'yi oku" dedi.[770]
Sofra ya Oturduğu Zaman Okuduğu Dua
368- el-Kâfîde zikredilmiştir: "Resulullah (s.a.a) sofra önlerine getirildiği zaman, "Allah’ım! Sen her şeyden münezzehsin. Bizi imtihan ettiğin şey ne kadar güzeldir ve bize bağışladığın şeyler ne kadar fazladır, bize verdiğin selamet, sağlık ne kadar çoktur, Allah’ım! Bize ve iman ehlinin fakirlerinin rızklarını arttır." diye dua ederdi.[771]
369- Mekarimu'l-Ahlak kitabında zikredilmiştir: Yemek sofrası hazretin önüne bırakıldığı zaman; "Allah’ın adıyla, Allah’ım bu yemeği şükrü yerine getirilmiş nimetlerinden karar kıl ve onu cennet nimetlerine birleştir." diye dua ederdi.[772]
Yemeğe El Uzatırken Okuduğu Dua
370- Mekarim kitabında zikredilmiştir: Resulullah (s.a.a) yemeğe el uzattıkları zaman şöyle dua ederdi: "(Allah’ın adıyla) Allah’ım! Bize verdiğin rızkı mübarek kıl ve onun arkasından yeni rızk merhamet et (gönder)"[773]
Sofra Kaldırılırken Okuduğu Dua
372- el-Kâfî kitabında İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: Resulullah (s.a.a) sofra önlerinden kaldırılırken "Allah’ım! Bize çok nimet verip, onu temiz ve mübarek kıldın. Bizleri doyurup susuzluğumuzu giderdin. Yedirip, doyuran fakat kendisinin yemeğe ihtiyacı olmayan Allah’a hamd olsun." diye dua ederdi.[774]
Yemek Yerken ve Süt İçerken Okuduğu Dua
372- el-Kâfî'de İmam Bakır (a.s)’dan rivayet edilmiştir: Resulullah (s.a.a) bir şey yiyip içtikleri zaman "Allah’ım! Bu yemeği bize mübarek kıl ve bundan daha iyisi ile bizleri rızıklandır" diye dua ederdi. Fakat süt içerken, "Allah’ım! Bu sütü bize mübarek kıl ve onu bizim için çoğalt." diye dua ederdi.[775]
Müellif: Bu manayı "Kuleyni" ve "Bergi'de" zikretmişlerdir.
373- İkbal kitabında rivayet edilmiştir: Resulullah (s.a.a) bir miktar yemek yedikten sonra "Allah’ım, hamd sana mahsustur. Bana yemek verdin, susuzluğumu giderdin, nimetlerin karşısında küfran ve nankörlük etmeyip veda etmeyen ve senden başkasında muhtaç olmamayı aramayanın hamd ve övgüsü sana mahsustur." diye dua ederdi.[776]
Yeni Meyve Gördüğünde Okuduğu Duası
374- Ş. Saduk Mecalis kitabında senedi ile Ali (a.s)’in şöyle buyurduğunu nakleder: "Resulullah (s.a.a) yeni meyve gördükleri zaman alıp öper gözlerine ve mübarek ağzının üzerine bırakırdı ve "Allah’ım! Bu meyvenin başlangıcını sağ, salim ve afiyette gösterdiğin gibi sonunu da bu şekilde bizlere göster." diye dua ederdi.[777]
Müellif: Tabersi Mekarim kitabında "ağzına" kelimesini getirmeden bu hadisi aynı şekilde zikretmiştir. Yine Meaz-il Cevheri kitabında senedini zikrederek İmam Sadık (a.s)’dan aynı şekilde nakletmiş fakat birinci kısımda gelen "afiyette" kelimesini getirmemiştir.
Tuvalete Girerken Okuduğu Dua
375- Men la Yehzuruhu'l-Fakih kitabında rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.a) tuvalete girmek istediği zaman, "pis,kirli, necis, çirkin şeytandan sana sığınıyorum. Allah’ım! Rahatsızlığı benden uzaklaştır ve kovulmuş şeytandan beni koru."
İhtiyacını gidermek için oturduğu zaman, "Allah’ım! Rahatsızlığı, çirkinliği ve pisliği benden götür, beni temiz kimselerden karar kıl."
Büyük abdest anında, "Allah’ım! Selamet ve afiyet ile bana yiyecek verdiğin gibi, artıklarını selametle benden çıkmasını sağla." diye dua ederdi.
Bazen de hazret tuvalete girdiği zaman şöyle dua ederdi: "Hamd ve övgü koruyup hacetleri gideren Allah’a aittir."
Müsterahtan çıktığı zaman mübarek eliyle karnını sıvazlayarak "Hamd ve övgü rahatsız edici artıkları benden çıkaran, gücünü bedenimde bırakan Allah’a mahsustur. Hiç kimsenin kıymetini ölçüp bilemeyeceği ne de büyük bir nimettir." diye dua ederdi.[778]
Kabristanlıktan Geçerken Okuduğu Dua
376- İbn-i Guvluveyh Kamilu'z-Ziyaret kitabında Muhammed b. Müslim’den rivayet etmiştir: "İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğunu duydum: "Resulullah (s.a.a) bir kabristanlığın yanından geçerken; "Müminler tarafından sizlere selam olsun, bizlerde rabbim ne zaman isterse sizlere katılacağız." diye dua ederdi.[779]
Kabir Ehlini Ziyaret Ederken Okuduğu Dua
377- İbn-i Guvleveyh aynı kitapta Sefvan-u Cemal'dan rivayet etmiştir. İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğunu duydum: "Resulullah (s.a.a) her Perşembe ikindi vakti bir grup ashabı ile Baki kabristanlığına giderdi ve üç defa "Selam olsun size ey bu diyarın ehli" dedikten sonra üç defa da "Allah sizlere rahmet etsin" diye dua ederdi.[780]
Mesrur Olduğu Zaman Okuduğu Dua
378- Kuleyni el-Kâfî kitabında İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Resulullah (s.a.a) bir şeyden dolayı sevindikleri zaman "Hamd ve övgü bu nimeti bize sunan Allah’a aittir." Bir şeyden dolayı hüzünlenip gamlandıkları zaman ise "Bütün hal ve durumlarda hamd Allah’a aittir." diye dua aderdi.[781]
Sevdiği Bir Şeyi Gördüğü Zaman Okuduğu Dua
379- Mekarim’de Emirü'l Mü’minin (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: Resulullah (s.a.a) sevdiği bir şeyi gördükleri zaman "Hamd ve övgü kendi nimeti ile iyilikleri tamamlayan Allah’a mahsustur." diye dua ederdi.[782]
Ezan Okunduğu Zaman Okuduğu Dua
380- Daaimu'l İslam kitabında İmam Zeynelabidin (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.a) "müezzinin" sesini duyduğu zaman söylediklerini aynen tekrar ederdi, fakat müezzin "hayye âla's-Salah, hayye âla-l felah, hayye âla-l hayru-l âmel" cümlelerini söylediği zaman hazret; "La hevle ve la kuvvete illa billah" söylerdi. İkamet bittiği zaman ise "Ey bu tam, kâmil davet ve ikame olmuş namazın rabbi, sahibi Allah’ım. Muhammed’in kıyamet gününde arzularını isteklerini gider. onu bağışlanma vesilesi olan cennete ulaştır. Ümmeti hakkında şefaatini kabul et."[783]
Akşam Namazının Son Rekatında Okuduğu Dua
381- Caferiyat kitabında İmam Ali (a.s)’dan nakledilmiştir: Rasulullah (s.a.a.) "akşam" namazının üçüncü rekatında "Allah’ım kalplerimizi hidayet ettikten sonra (yanlış yola) saptırma, kendi katında bize rahmet gönder, zira sadece bağışlayıcı olan sensin." diye dua ederdi.[784]
Vitir Namazında Kunût Tutarken Okuduğu Dua
282- Fakih kitabında rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.a) vitir namazında yetmiş defa -istiğfar- ederdi sonra "Bu makam ateşten sana sığınan kimsenin durduğu yerdir." diye buyururdu.[785]
383- Aynı kitapta nakledilmiştir: "Resulullah (s.a.a) vitir namazının kunûtunda şöyle dua ederdi: "Ey! Allah’ım beni hidayet ettiklerinin yoluna yönlendir, ve afiyet verdiğin kimselerden karar kıl. Kesin olan şerden beni koru. Zira ferman vermek sadece senindir, sana hiç kimse hakim değildir. Ey! Kabe’nin sahibi Allah’ım sen münezzehsin, senden bağışlanmayı diliyorum ve sana dönüyorum, sana iman getirdim, sana tevekkül ettim. Bütün güç ve kudret şefkatli olan (sana) mahsustur."[786]
İftar Vakti Okuduğu Dua
384- el-Kâfî’de İmam Sadık (a.s) değerli babalarından nakletmiştir: "Resulullah (s.a.a) iftar ettikleri zaman şöyle dua ederlerdi: "Ey Allah’ım senin için oruç tuttum ve senin rızkın ile iftar ediyorum. Öyleyse bizim duamızı kabul et. (Evet, susuzluk bitti, bedenin damarları iftar ile doldu, mükafatı kaldı.)[787]
Müellif: Bir çok rivayette buna yakın dua zikredilmiştir.
Namazdan Sonra Okuduğu Dua
385- Şehit Mecmua kitabında İmam Bakır (a.s)’ın şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Resulullah (s.a.a) teşehhüt ve selamı bitirdikten yere oturup sağ elini başına bırakarak "Ondan başka ilah olmayan Allah’ın adıyla, o aşikar ve gizli olanı bilir, bağışlayan ve şefkatlidir, Muhammed ve Âli’ne salât ve salavat gönder ve benden hüznü ve gamı gider." diye dua ederdi.[788]
386- Kuleyni el-Kâfî kitabında "Muhammed b. Ferec'den senedi ile şöyle dediğini rivayet etmiştir. İmam Cevad (a.s) bana şöyle bir yazı yazdı: "Resulullah (s.a.a) namazı bitirdikten sonra şöyle dua ederdi: "Allah’ım! Geçmiş, gelecek, gizlide ve aşikarda yapmış olduğum günahlarımı, (nefsim hakkında) aşırıya, israf ettiğim ve senin benden daha iyi bildiğin bütün günahlarımı bağışla. Allah’ım işleri erteleyen ve mukaddem eden sensin. Senden başka tapılacak yoktur. Gâyba olan ilmine ve mahluklar üzerinde olan kudretine seni ant veriyorum ki yaşamın benim için iyi olduğunu bildiğin sürece beni yaşat ve ölümün benim için daha hayırlı olduğunu bildiğin zaman ise beni öldür. Allah’ım gizlide ve aşikarda korkunu bana nasip et. Gazap ve rıza halimde haktan ayrılmamaya beni muvaffak kıl. Fakirlikte ve zenginlikte orta halli olmayı nasip et. Hiçbir zaman fani olmayacak nimeti nasip et, hiçbir zaman bitmeyecek sevinci bana bağışla. -Allah’ım!- kaza ve kadere karşı bana razı olmamı sağla. Yaşamdan sonra ölümde bereket, ölümden sonra ki yaşamımda esenlik ver bana. Sana nazar etmemde bana lezzet ve sevinç ver, beni mülâkâtına hiçbir zorluk görmeden veya sapıklığıma neden olacak imtihana tabi tutmadan aşık ve müştâk et. Allah’ım bana sağlam bir azim ve işlerde istikamet, nimetlerin karşısında şükür etmeği, iyi âkibetli olmayı ve senin hakkını edâ etmeyi merhamet et. Allah’ım senden sağlam bir kalp, doğru konuşan bir dil ve benim hakkımda bildiklerin için bağışlanmayı dillerim. Senden, senin bildiğin en değerli şeyi istiyor, şer bildiğinden sana sığınıyorum. Şüphesiz gizlilikleri bilen sadece sensin."[789]
Sabah Namazının Nafilesinden Sonra Okuduğu Dua
387- Caferiyat kitabında Ali (a.s) buyurmuştur: "Resulullah (s.a.a) sabah namazının nafilesini kıldıktan sonra sağ tarafa yaslanıp sağ eli ile sağ yanağının altını tutarak şöyle dua ederdi: Allah’ın hiçbir zaman parçalanmayan urvetul vusgasına, sağlam ipine sarıldım, arabın, acemin tecavüzünden, insan ve cinlerden olan şeytanlardan Allah’a sığınıyorum ve ona tevekkül ediyor ve hacetimi ondan istiyorum, Rabb'im bana kâfidir ne de güzel vekildir. Yüce ve âzim Allah’tan başka hiçbir güç ve kudret yoktur."[790]
Sabah Namazından Sonra Okuduğu Dua
388- Ş. Tûsi Mecalis kitabında rivayet etmiştir: Resulullah (s.a.a) sabah namazını bitirdikten sonra ashabının duyabileceği yüksek bir sesle üç defa "Allah’ım! Koruyucum olarak karar kıldığın dinimi ıslah et. Sonra yine üç defa Allah’ım içinde yaşadığım dünyayı ıslah et. -ondan sonra- üç defa; Allah’ım dönüş yerim olan âhire timi güzel kıl. Yine üç defa; Allah’ım gazabından rizâyetine, azabından affına ve bahşişine sığınıyorum. Sonunda ise Allah’ım sana sığınıyorum, etâ ettiğin şeye hiçbir şey mâni olamaz, men ettiğin şeyi hiç kimse bağışlayamaz ve çalışanın çalışmasının hiçbir faydası olmaz." diye dua ederdi.[791]
389- Kutbu Ravendi Daavât kitabında zikretmiştir: Resulullah (s.a.a) sabah namazını kıldıktan sonra şöyle dua ederdi: "Allah’ım kulak ve gözlerimden faydalammamı sağla, o ikisini varisim kıl, düşmanımdan intikamımı al."[792]
Sabah Namazından Sonra Okuduğu Zikir
390- S. b. Tavus İkbal kitabında İmam Bakır (a.s)’dan şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Resulullah (s.a.a) sabah namazını kıldıktan sonra güneş doğuncaya kadar kıbleye doğru oturup Allah’ı zikretmek ile meşgul olurdu. Ali (a.s) gelerek hazretin arkasında halka yüzü dönük olarak otururdu.
Millet Emirü'l Müminin (a.s)’dan hacetlerini sorup cevabını alırlardı. Resulullah (s.a.a) onlara böyle yapmalarını emretmişti."[793]
Öğle Namazından Sonra Okuduğu Dua
391- S. b. Tavus İkbal kitabında Emirü'l Müminin (a.s)’ın şöyle buyurduklarını rivayet etmiştir: "Hazretin öğle namazından sonra okudukları dualardan birisi de şöyledir: "Yüce ve bağışlayan Allah’tan başka ilah yoktur. Büyük arşın rabbi Allah’tan başka ilah yoktur. Bütün övgüler Alemlerin rabbi olan Allah’a mahsustur. Allah’ım rahmet vesilelerini, mağfiretinin azaimini, her hayırdan faydalanmayı, her günahtan salim kalmayı senden istiyorum. Allah’ım bağışlamadığın günahımı, yok etmediğin gamımı, kurtuluşa çıkarmadığın zorluğumu, şifâ vermediğin hastalığımı, örtmediğin ayıbımı geride bırakma. Çoğaltmadığın rızkımı, senin razı ve benim hayrıma olan hacetimi reva gördüklerin hariç geride kabul olmamış olarak bırakma. Ey şefkatlilerin en şefkatlisi."[794]
Secdede Okuduğu Dua
392- Meclisi Bilaru'l-Envar kitabında senedini zikrederek İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: Resulullah (s.a.a) alnını yere bırakıp "Allah’ım bağışın benim günahlarımdan daha geniştir, benim yanımda rahmetin amelimden daha ümit vericidir. Öyleyse benim günahlarımı bağışla Ey ölümsüz olan hayy." diye dua ederdi.[795]
Namaz Bitiminde Okuduğu Dua
393- Caferiyat kitabında Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Resulullah (s.a.a) namazdan ayrılmak istedikler zaman, sağ elinin içi ile alnını meshedip "Allah'ım hamd sana aittir. Gizlilik ve aşîkarı bilen senden başka ilah yoktur. Allah'ım gam, hüzün ve gizli ve aşîkar olan fitneleri bizden uzaklaştır. Sonra şöyle buyurdular: Ümmetimden kim bu ameli yerine getirirse Allah-u Taâlâ her istediğini ona verir."[796]
Müellif: Seyit b. Tavus Felahu's-Saîl kitabında buna yakın bir hadisi Mesme'u Kurdeyn kitabından nakletmiştir.
Her Namazdan Sonra Okuduğu Dua
394- Kenz kitabında Keraceki Enes b. Malik’ten rivayet etmiştir: Resulullah (s.a.a) her namazdan sonra şöyle söylerdi: "Faydası olmayan ilimden, huşusu olmayan kalpten, doymayan nefisten, duyulmayan (gaile alınmayan) duadan, sana sığınıyorum. Allah’ım bu dördünden sana sığınıyorum."[797]
Yeni Yılın Başlangıcında Kıldığı Namaz ve Dua
395- Seyit b. Tavus İkbal adlı eserinde Muhammed b. Fuzeyl Sayrufi’den şöyle rivayet eder: İmam Rıza (a.s) babasından, O’da ceddinden, O’da babalarından (a.s) şöyle nakleder: Resulullah (s.a.a) Muharrem ayının ilk gününde iki rekat namaz kılar ve namazı bitirdikten sonra ellerini kaldırarak üç kez şu duayı okurdu; "Ey Rabb'im! Sen kadîm (ezelden beri) ilahsın ve bu yeni bir yıl, öyleyse bu yeni yılda senden şeytandan korunmayı ve sürekli kötülüğe emreden (nefs-i emmare) şu nefse karşı galip gelmeyi diliyorum. Ey Kerim! Beni sana yakın kılacak şeylerle meşgul etmeni diliyorum, ey celal (büyüklük) ve ikram sahibi! Ey dayanağı olmayanın dayanağı! Ey azığı olmayanın ümit kaynağı, ey koruması olmayanın koruyucusu, ey yardımcısı olmayanın feryadına yetişen, ey sığınağı olmayanın sığınağı, ey hazinesi olmayanın hazinesi, ey belası (imtihanı) pek güzel, ey ümidi büyük, ey zayıfların izzeti, ey boğulanın kurtarıcısı, ey helak olanların kurtarıcısı, ey nimet veren, ey güzelleştiren, ey bol erdem (fazilet) veren, ey Muhsin, sen öyle bir ilahsın ki, gecenin karanlığı, gündüzün ışığı, ayın nuru, güneşin ışığıı, suyun sesi ve ağacın gürültüsü sana secde etti.
Ey Allah’ım! Senin hiçbir ortağın yoktur. Ey Rabb'im! Bizleri başkalarının düşündüklerinden (zannettiklerinden) daha hayırlı kıl! ve başkalarının hakkımızda bilmedikleri günahlarımızı bağışla! Allah bana yeterlidir, ondan başka hiçbir ilah yoktur ona tevekkül ediyorum ve O büyük arşın rabbidir. ona iman ettik, (Bütün işler) her şey rabbimizdendir ve (bunu) ancak akıl sahipleri anımsarlar, Rabb'imiz kalplerimizi hataya düşürme ve bize kendi katından rahmet bağışla şüphesiz sen pek bahşedicisin.[798]
Şaban Ayının On Beşinci Gecesinde Okuduğu Dua
396- Seyit b. Tavus İkbal kitabında Şaban ayının on beşinci gece yarısı amelleri hususunda şöyle rivayet eder: "Resulullah (s.a.a) o gece de şöyle dua ederdi: "Sana isyanımı engelleyecek ölçüde ve itaatinden (emrine boyun eğmeyi) beni kendi rıza ve hoşnutluğuna iletecek kadar kalbime korkunu yerleştir, ve yakînden, onunla dünya musibetlerini bizlere kolaylaştıracak miktarda ihsan et! Ey Rabb'im! Bizlere hayat verdiğin sürece kulaklarımızdan, gözlerimizden ve kuvvetimizden yararlanmamızı sağla! Onları bizlere mirasçı kıl! Kanımızın (pahasını) bizlere zulmedenlerden al! Bizleri düşmanlarımıza karşı muzaffer kıl! (veya bizleri düşmanlık edenlere karşı yardım et) (Ey Rabb'im!) dinimizde bizleri musibetli kılma ve dünyayı en büyük gam-derdimiz, ilmimizin sonu yapma! Bizlere acımayanı başımıza musallat etme, kendi rahmetin ile, ey acıyanların en şefkatlisi."[799]
Hilali Gördüğünde Okuduğu Dua
397- Ş. Tûsi Emâli kitabında Muhammed b. Hanefi’yeden O’da Ali (a.s)’dan senedini zikrederek şöyle rivayet etmektedir: "Resulullah (s.a.a) hilale baktığı zaman ellerini kaldırır ve şöyle derdi: "Bismillah, Ey Rabb'im! Bu ayın hilalini bizlere emniyetli, güvenli, imanlı ve selamet (esenlik) kıl ve (bu ayda) islamdan yararlanmayı bizlere nasip et! (Ey Ay) benim ve senin rabbimiz Allah’tır."[800]
Müellif: Bu manaya yakın başka rivayetlerde mevcuttur.
Ramazan Ayının Hilalini Gördüğünde Okuduğu Dua
398- Seyit b. Tavus İkbal kitabında Ramazan ayının amelleri bölümünde Muhammed b. Hanefiye’den, O’da Emirü'l Müminin Ali (a.s)’dan şöyle rivayet etmektedir: Resulullah (s.a.a) Ramazan ayının hilalini gördüğü zaman yüzünü kıbleye doğru çevirir ve şöyle derdi: "Ey Rabb'im! Bu ayın hilalini bizlere emniyetle birlikte imana sahip olma ve esenlik vesilesi kıl! (Bu ayda bizlere) İslam dan yararlanmayı, güzel afiyete sahip olmayı ve hastalıklar karşısında korunmayı mukadder kıl! Ve (bu ayda bizlere) namaz, oruç ve Kuran tilavet etme yolunda yardımcı ol! Ey Rabb'im! Ramazan bitinceye kadar bizleri Ramazan ayının amellerini yerine getirmek için kendine teslim et! Ve onu bizlerden hoşnut et ve bizleri de onda selamet içinde bulundur! Böylece de bizleri bağışlanmış, günahlarımızı affetmiş ve bizlere rahmet etmiş bir halde Ramazan’ımız bitmiş olsun.[801]
Günlük Zikri
399- Merhum Kuleyni Usulu'l-Kâfî'de Ebul Hasan El-Enbari'den, İmam Sadık (a.s)'dan rivayet eder: Resulullah (s.a.a) her gün üç yüz altmış kez -Bedendeki damarların sayısı miktarınca- Allah'a hamd eder ve şöyle söylerdi: "Bütün durumlarda (Her halukarda) fazlasıyla övgü alemlerin rabbi Allah'a mahsustur."[802]
400- Yine aynı kitapta, senedi ile Yakup b. Şuayb'dan şöyle rivayet edilmiştir İmam Sadık (a.s)'ın şöyle buyurduğunu işittim: Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmaktadır: "Kuşkusuz insan oğlunda üç yüz altmış tane damar vardır, bunların yüz seksen tanesi hareketli ve diğer yüz seksen tanesi ise sakin (hareketsizdir). Bu yüzden hareketli olan damarlar hareketsiz ve hareketsizlerde hareketli olsaydılar insan oğlu uyuyamazdı. Resulullah (s.a.a) sabahladığında üç yüz altmış kez şöyle derdi; "Her halukarda, övgü fazlasıyla alemlerin rabbi olan Allah'a mahsustur. Yine aynı şekilde akşam ettiği zaman bu zikri tekrarlardı.[803]
401- Ş. Tûsi Mecalis ve Ahbâr kitabında Surri b. Yakup’tan O’da babasından ve İmam Sadık (a.s)’dan O’da babalarından (a.s) silsile senet zikrederek şöyle rivayet etmektedir: "Resulullah (s.a.a) her gün sabahladığı ve güneş doğduğu vakit üç yüz altmış kez Allah’a şükür etmek için şöyle söylerdi: "Her durumda fazlasıyla ve temiz olarak, övgü Alemlerin rabbi olan Allah’a mahsustur."[804]
Şaban Ayının On Beşinci Gecesinde Yaptığı Başka Bir Amel
402- Seyit b. Tavus İkbal kitabında, ceddi Ebu Cafer Tûsi, O’da Peygamber’in bazı eşlerinden senedini zikrederek şöyle rivayet eder: Peygamber (s.a.a) benim sıramın olduğu bir akşam yataktan kalkıp gitti -farkına varmadım- uyanıp gittiğini görünce kadınlık duygularım -hislerim- bana hakim oldu, diğer zevcelerin odasına gittiğini sandım. Birden hazreti gördüm, tıpkı yere düşen bir elbise gibiydi, ayak parmaklarını secdeye koymuş ve o halde şöyle söylüyordu: "Ey Rabb'im! Sürekli sana muhtaç, senden korkmuş bir halde sana sığındım, o halde ismimi -iyilerin zümresinden- değiştirme! Cismimi değiştirme! İmtihanımı zorlaştırma ve beni bağışla!" Daha sonra Allah resulû (s.a.a) başını secdeden kaldırdı ve yeniden secdeye kapandı ve şöyle dua etti: "Ey Rabb'im! Canım ve ruhum sana secde etti ve kalbim buna iman etti. Şu iki elim nefsime zulmetti. Ey büyük (Allah’ım) her büyük işin yapılmasında sana ümit edilir. -Ey Rabb'im!- büyük günahlarımı bağışla! Büyük günahları ancak büyük -Allah- bağışlar." Sonra kafasını secdeden kaldırdı ve üçüncü defa secdeye kapandı ve şöyle yakarmaya başladı; "-Ey Rabb'im!- azabından affına, gazabından rızana (hoşnutluğuna) sığınıyorum. -Ey Rabb'im!- cezalandırmandan, bağışlamana ve (hakikatte) mukaddes zatından sana sığınıyorum. -Ey Rabb'im!- Sen kendi kendini övdüğün gibisin, ve sen, seni metih edenlerin söylediklerinden daha yücesin."
Daha sonra tekrar kafasını secdeden kaldırdı ve dördüncü kez secdeye gitti ve şöyle söyledi: "Ey Rabb'im! Şüphesiz yüzünün nuru vesilesiyle ki (o nurla) gökler ve yeryüzü aydınlandı ve karanlıklar o nurla yok oldu, geçmiş ve gelecek iş onun ile ıslah oldu, üzerime gazabının çökmesinden veya öfkenin üzerime inmesinden sana sığınırım. -Ey Rabb'im!- nimetinin zâil olmasından, azabının aniden gelip çatmasından, afiyetin değişmesinden ve bütün gazaplarından sana sığınırım. Yapmaya gücüm yettiği şeyler hususunda beni yargılayabilirsin (azarlayabilirsin) hareket ve kuvvet ancak sendendir."Peygamber’in zevcesi sözlerine şöyle devam etti: "Peygamber’in (s.a.a) bu halini görünce onu öylece bırakıp süratle eve doğru hareket ettim, bu yüzden nefes nefese kaldım. Resulullah (s.a.a) arkamdan eve gelip beni bu şekilde görünce; Neden böyle nefesleniyorsun? diye sordu "Yakınında durmuş amellerine bakıyordum ey Resulullah (s.a.a) diye arz ettiğimde, hazret şöyle buyurdu: "Acaba bu akşamın hangi akşam olduğunu biliyor musun?! Bu akşam Şaban ayının on beşinci gecesidir. Bu gecede insanın amelleri belirlenir, rızklar bölünür ve eceller yazılır. Bu akşam Allah, müşrik, haraç toplayan, akrabalık bağını kesen, sürekli şarap içen, günaha karşı ısrarlı olan, şairliği meslek edinen (ve bu yolla yersiz ve boş yere insanları methedip kötüleyen) ve kehâneti meslek edinen kimselerin haricinde bütün herkesin günahlarını affeder."
Müellif: Yine aynı kitapta yani İkbal’da ceddi Ebu Cafer Tûsi, Hammad’tan, O’da Eban’dan O’da İmam Sadık (a.s)’dan aynı hadisi rivayet etmiştir. Yalnız duaların metni önceki hadise nispet biraz farklı nakledilmiştir.
Zamahşeri’de Faik kitabında mezkur manayı rivayet etmiş ama duanın metnini kaydetmemiştir.[805]
Her Sabah-Akşam Okuduğu Zikir
403- Kutbu Ravendi şöyle diyor: Şöyle rivayet edilmiştir: Ali b. Hüseyin (a.s)'ı Yezit'in yanına götürdüklerin de Yezit İmamı konuşturmaya çalışıyordu bu vesileyle de ondan işiteceği bir sözü bahane edip İmam'ın boynunu vurmayı planlıyordu. İmam Zeynelabidin (a.s) elinde ki küçük tesbihi parmağıyla çevirerek Yezit'in bütün söylediklerine karşılık veriyordu, Yezit, İmama (a.s) sözlerime cevap verdiği zaman neden hiç itina etmeden elinde ki tespihi çevirip duruyorsun? deyince İmam (s.a) şöyle yanıt verdi: "Babam, ceddim'den bana şöyle bir hadis nakletti, Sabah namazını ve takibatını bitirdikten sonra hiç kimse ile konuşmadan evvel önündeki tespihini eline alır ve şöyle söylerdi: Ey Rabb'im! Kuşkusuz çevirdiğim tespih taneleri sayısınca seni tespih edip, temcid, hamd eder ve la ilahe illallah söyler bir halde sabahladım.
Sonra İmam Zeynelabidin (a.s) şöyle buyurdu: Ceddim geçmiş zikirleri tespihini çekerek tekrar ettikten sonra işlerini yapmaya koyulur ve insanlarla konuşmaya başlar ve şöyle buyururdu: bu vesile ile çevirdiği tespih tanelerinin sayısınca kendisine Allah'ı zikretme sevabı yazılır ve bu zikir onun yatağına girinceye dek hak Taâlâya sığınma vesilesidir.
Yatağına girince da aynı zikirleri tekrarlar daha sonra tespihini başının altına koyardı, böylece amel defterine sabaha kadar Allah’ı zikretmenin sevabı yazılırdı. Bu yüzden bende ceddime uymak için tespihi çevirdim. Yezit İmam'ın (s.a) cevabını dinledikten sonra bir kez daha İmama şöyle dedi: "içinizden hangi birisiyle konuştuysam lehiniz ve yararınıza sonuçlanacak bir şekilde bana cevap verdiniz." Sonuçta Yezit İmam'ı öldürmekten vazgeçti ve İmam'ın iplerini çözmelerini emretti.[806]
Müellif: Rivayetten anlaşıldığı üzere, İmam Zeynelabidin (a.s)'in "Ceddim" kelimesinden kastı "Resulullah'tır (s.a.a)".
Baş Ağrısından Korunmak İçin Okuduğu Dua
404- Tıbbu'l-Eimme kitabında Ahmet b. Ziyad'dan o da Fezale'den, o da İsmail b. Ziyad'dan, o da İmam Sadık (a.s)'dan şöyle rivayet eder: Resulullah (s.a.a) bir yorgunluk ve baş ağrısı hissettiğinde ellerini açarak; Fatiha, Nas, Felak sûrelerini okurdu, böylece rahatsızlığı bertaraf olurdu.[807]
Ateşlenmemek ve Ağrılardan Korunmak İçin Okuduğu Dua
405- Davaat-i Ravendi kitabında şöyle nakledilmiştir: Resulullah (s.a.a) ateşlenmekten ve diğer ağrılardan korunmak için şu duayı okuyarak Allah'a sığınırdı; "Ey Rabb'im! Kuşkusuz ki içinde kanın şiddetle dolaştığı damarın ve ateşin sıcaklığının şerlerinden sana sığınırım."[808]
Ateşlenmemek İçin Okuduğu Dua
406- Tıbbu'l-Eimme kitabında Emir-ül Mümin'in (a.s)' dan rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.a) şiddetli bir ateşe yakalanmıştı, bu yüzden Cebrail (a.s) Peygamber'in yanına gelerek korunması için şu duayı okudu: "Bismillah (Allah'ın adıyla) sana eziyet eden her dertten (ağrıdan) şifa bağışlıyorum, şüphesiz sana şifa veren Allah'tır Allah'ın adıyla şu duayı (korunma duasını) al. Bu yüzden sana tebrikler olsun. Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla, ant olsun, yıldızların yerlerine… kuşkusuz ki bilseniz büyük yemindir bu.[809] Allah'ın izniyle muhakkak iyileşeceksin. Böylece Resulullah (s.a.a) ateşten kurtuldu. Peygamber (s.a.a) Cebrail (a.s)'a şöyle buyurdu: Bu korunmak için güzel bir dua! Cebrail (a.s) bu dua gökyüzünün yedinci katında bulunan hazinedendir dedi.[810]
Sihiri Defetmek İçin Okuduğu Dua
407- Biharu'l-Envar kitabında ibn-i Abbas'tan şöyle rivayet edilir: "Lubeyd b. A'sam adlı bir şahıs Peygamber (s.a.a)'e sihir ederek onu Ben-i Zureyk" kabilesine ait bir kuyuya gizledi. Bu yüzden Resulullah (s.a.a) hastalandı. Peygamber (s.a.a) uyuduğunda iki melek yanına gelerek biri baş ucunda, diğeri ayak ucunda oturdu. Sonra sihiri peygamber (s.a.a)'e bildirdiler. Cadıyı hurma ağacının kabuğu arasına yerleştirerek Zervan kuyusunun dibinde bir taşın altına bırakıldığını haber verdiler. Resulullah (s.a.a) Ali (a.s)'ı Zübeyr ve Ammar ile birlikte gönderip onu oradan çıkarmalarını söyledi. Ali (a.s) arkadaşlarıyla birlikte kuyunun suyunu boşaltarak, taşın altından cadıyı çıkardılar ve Resulullah (s.a.a)'in huzuruna getirdiler. Hurma ağacının kabuğu arasında (taradığında dökülen) birkaç saç teli ve birkaç tane de tarağın dişi vardı. Onlara iğneyle on bir düğüm dikilmişti. Sonra felek ve nas sûreleri indi. Resulullah (s.a.a) bu sûreleri okudukça düğümlerden biri çözülüyordu. Bütün düğümler çözüldükten sonra üzerinden bağı çözülen kimse gibi bir hafiflik hissetti ve Cebrail (a.s) Peygamber'e şu kelimeleri okuyarak Allah'a sığınmasını sağladı; "Allah'ın adıyla seni her kıskancın şerrinden ve her gözün kötülüğünden Allah'a sığındırıyorum ve Allah sana şifa versin.[811]
Sihiri Defetmek İçin Okuduğu Başka Bir Dua
408- Merhum Meclisi Biharu'l-Envar kitabında İmam Hasan Askeri (a.s)'a mensup tefsirden şöyle nakleder: "Resulullah (s.a.a) elini Yahudi bir kadının zehirlediği bir but parçasının üzerine koydu (sürdü) ve şöyle söyledi: "(her şeye) şifa veren Allah'ın adıyla, (her şeye) yeterli olan Allah'ın adıyla (her şeye) afiyet veren Allah'ın adıyla, ismi anılınca ne gökyüzü ne de yeryüzünde olan hiçbir şeyin zarar vermeyeceği, Allah'ın adıyla ki O işitendir, bilendir. Sonra şöyle buyurdu: Allah'ın adıyla yiyiniz! Daha sonra Resulullah (s.a.a) ve ashabı birlikte o etten yediler ama hiçbirisi zarar görmedi.[812]
Sıkıntı ve Üzüntü Geldiği Zaman Okuduğu Dua
409- Şeyh Tûsi Emâli kitabında Zeyd’ten O’da babalarından, (onlarda) Ali (a.s)’dan şöyle rivayet eder: Peygamber (s.a.a) üzerine bir sıkıntı veya üzüntü geldiği zaman şu duayı okurdu: "Ey hay (diri), ey kayyum (başlangıcı ve benzeri olmayan) ey (hiçbir zaman) ölmeyen diri, (rabbim) ey diri olan rabbim senden başka hiçbir ilah yoktur, sen her üzüntüyü gidericisin, çaresizlerin duasını kabul edensin! Senden diliyorum (isteğimi) zira bütün övgüler sana mahsustur. Senden başka hiçbir ilah yoktur. Minnet (ihsan) sahibisin, gökleri ve yeryüzünün yaratıcısısın, celal ve ikram sahibisin. Dünyanın ve ahiretin Rahmanı ve ikisinin de Rahimisin. Ey rabbim! Bana öyle rahmet et ki senden başkasının rahmetine muhtaç olmayayım ey rahmanların en rahimi! "Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu: Müslümanlardan kim bu duayı üç defa okursa günah ve akraba bağını kesme isteğinin haricinde Allah-u Taâlâ mutlaka dilediğini ona verir.[813]
Kuran-ı Kerim’i Ezberlemek İçin Okuduğu Dua
410- Kurbu'l -Esnad kitabında Mes’adet b. Sadaka şöyle nakleder: İmam Sadık (a.s), babalarından (a.s) şöyle rivayet ediyor: "Kuşkusuz ki şu dua Peygamber (s.a.a)’in dualarındandır; "Ey Rabb'im! Bana rahmet et, bana hayat verdiğin sürece sana olan isyanlarımdan (günahlarımdan) uzak durayım! Seni benden hoşnut kılacak şeylere karşı hoşgörülü olmayı bana rızık olarak ver! Kitabını bana öğrettiğin gibi kalbimi onu ezberlemekten ayırma! Onu okumamı sağla! Ey Rabb'im! Kitabınla gözümü aydınlat göğsümü aç, kalbimi ferahlat, ey Rabb'im! Dilimin (düğümünü) kitabınla çöz, bedenimin onun ile amel etmesini sağla ve bana bu işe karşı kuvvet ver, zira her güç ve kuvvet ancak sendendir."[814]
Düşmanların Şerrinden Korunmak İçin Okuduğu Dua
411- Seyit b. Tavus (r.a) Muheccedu'-Daavat kitabında şöyle nakleder: Resulullah (s.a.a) hicabı (yani; düşmanların kötülüğünden güvende kalmak için okunan dua) şöyle idi: "Biz onların (kafirlerin) kalplerine Kuran'ı anlamasınlar diye hicaplar (örtüler) koyduk ve kulaklarında ağırlık var (bu yüzden işitemezler) (ve ey Peygamber) Kuran'da yalnızca Allah'ı andığın zaman onlar sırt çevirip uzaklaşırlar. Ey Rabb'im! Örtüp gizleyen celal ve cemal kemal kıymetinin arşını çevirip kuşatan, arşından (ilmi makamından) kaynaklanan izzetin için, kudret melekutunun kuşattığı şeyler için, ey emri geri çevrilmez ve hükmü ertelenip gecikmeyen rabbim, benim ve düşmanlarımın arasında öyle bir perde koy ki fırtınaların onu söküp atmaya, keskin kılıçların parçalamaya ve sağlam mızrakların ona nüfuz etmeye gücü yetmesin! Ey kudreti her şeyden fazla olan Rabb'im! Benim ve beni oklarının hedefi edinenler ve akşamın büyük belalarını üzerime akıtan kimseler arasına örtü ol! Ey Yakup'un gam ve hüznünü gideren rabbim! Benim de tüm gam ve hüznümü bertaraf et! Ey Eyyüb'ün sıkıntısını gideren rabbim! Sıkıntımı bertaraf et! Ey (hiç bir zaman) mağlup olmayan galip tanrım beni, bana karşı galip gelmeye çalışan düşmanlarıma karşı muzaffer kıl! "Ve Allah, o inkar edenleri hiç bir fayda elde edemeden öfkeleri ile geri çevirdi. Ve Allah'(ın yardımı) savaşta müminlere yetti ve Allah güçlüdür, mutlaka galiptir." -Ahzab, 25- Bu yüzden iman edenlere düşmanlarına karşı yardım ettik, böylece (düşmana) galip geldiler.[815]
367- Menakib kitabında şöyle rivayet edilmektedir: Resulul-lah (s.a.a) her oturup kalktığında Allah’ı anardı."
"Bu manada Mecmau'l-Beyan kitabında da rivayet gelmiştir."[816]
368- Usulu'l-Kâfî kitabında senediyle, ibn-i Fazzal’dan, bazı ashabımızdan, onlarda İmam Rıza (a.s)’dan ashabına şöyle buyurduğu rivayet edilir: "Peygamberlerin silahından ayrılmayın! İmam (a.s)’a peygamberlerin silahı nedir? diye sorulduğunda "dua" diye buyurdu.[817]
369- Devat-ı Ravendi kitabında şöyle rivayet edilir: "Resulullah (s.a.a) dua ettiğinde omuzlarından abası düşecekmişçesine ağlayıp sızlardı."[818]
370- Merhum İrbili Keşfu'l-Gumme kitabında Ahmet b. Hamdun'un Tazkire adlı eserinden şöyle rivayet eder: "İmam Muhammed Bakır (a.s) şöyle buyurdu: "Biz (Ehl-i Beyt) Allah'a dua ettiğimizde Allah'tan sevdiğimiz şeyleri isteriz ama istediğimiz dışında bir şey gerçekleştiğinde onun beğendiğine muhalefet etmeyiz."[819]
Sabah Okuduğu Dua
371- Usulu'l-Kâfî kitabında Fazl b. Ebu Kurra, İmam Sadık (a.s)’dan rivayetin senedini zikrederek şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Şu duanın üç cümlesini peygamberler Hz. Adem’den itibaren peygamberimize kadar birbirlerinden almışlardır, Resulullah (s.a.a) sabahladığında şöyle dua ederdi: "Allah’ım! Senden daima kalbimde var olacak iman istiyorum ve senden bir yakîn istiyorum ki onunla ancak taktir ettiğin musibetlerin bana isabet ettiğini bileyim, ve bana verdiğin şeyler karşısında beni hoşnut kıl (ve nefsimi kanaatkar yap)[820]
Şiddetler ve Zorluklar Karşısında Okuduğu Dua
372- Hisâl kitabında nakledilen bir hadiste şöyle zikredilmiştir: Resulullah (s.a.a) Cebrail (a.s)’ın kendisine şiddetler de ve sıkıntılarda okuması için Allah-u Taâlâ tarafından getirdiği duayı Hz. Ali (a.s)’a öğretti. Peygamber (s.a.a) duayı zorluk ve sıkıntılardı okumasını söyledi: "Ey dayanağı olmayanın dayanağı, ey sığınağı olmayanın sağlam kalesi, ey birikimi olmayanın azığı, ey desteği olmayanın destekçisi, ey yardımcısı olmayanın yardımcısı, ey affı kerim olan (rabbim) ey sınaması güzel olan, ey ümidi büyük olan, ey zayıfların yardımcısı, ey boğulanları kurtaran, ey helak olanların kurtarıcısı, ey Muhsin, ey güzelleştiren, ey nimet veren, ve (ey erdem verip) çoğaltan. Sen (öyle bir ilahsın ki) gecenin karanlığı, gündüzün aydınlığı, ayın ışığı, güneşin ışını, suyun ve ağacın sesi sana secde etmektedir. Ey Allah! Ey Allah! Ey Allah! Sen birsin ve senin hiçbir ortağın yoktur. Daha sonra hacetini Allah-u Taâlâ’dan dilersin inşallah ki hacetin kabul olmuş bir halde yerinden kalkarsın.[821]
Korunmak İçin Okuduğu Dua (Ta'viz)
367- Muhacu'd-Daavât kitabında Ebu Basir ve Muhammed b. Müslim şöyle rivayet ederler: İmam Sadık (a.s) aziz babalarından, onlarda (a.s) Emirü'l Müminin Ali b. Ebu Talib'in (a.s) şöyle buyurduğunu rivayet ederler: Resulullah (s.a.a) İmam Hasan ve Hüseyin’i (a.s) şu kelimeler ile Allah'a sığındırır ve ashaba da bunu yapmalarını emrederlerdi; "Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla, canımı, dinimi, ehlimi, malımı, evlatlarımı, amelimin akibetini ve rabbimin bana rızık olarak sunduğu şeyleri; Allah-u Taâlâ'nın izzet, azamet, ceberut, saltanat, rahmet, şefkat, affına, güç ve kuvvetine sığındırıyorum. (yine) Allah'ın nimetler ve ihsanıyla ülfeti, onun rükunlarıyla, Resulü aracılığıyla ve onun dilediği her şeye karşı, Allah'a sığınırım. Zehirli, zehirsiz hayvanların şerrinden, cinlerin, insanların ve yeryüzünde hareket eden, ve ondan (yerden) çıkan, ve gökyüzünden inen şeylerin şerrinden ve ona doğru yükselen ve hayatı rabbimin elinde olan her canlının şerrinden Allah'a sığınırım. Hiç kuşkusuz Rabb'im doğru yol üzerinedir ve O her şeye kadirdir. Her güç ve kuvvet ancak ulu ve büyük Allat'tandır ve Allah'ın salavatı efendimiz Muhammed ve onun (temiz) soyuna olsun."[822]
Sıkıntı, Üzüntü ve Şiddetli Anlarda Okuduğu Başka Bir Dua
374- S. b. Tavus el-Mucteba kitabında senedini zikrerek Cabir'den şöyle rivayet eder: "Peygamber (s.a.a) bir iş veye bir sıkıntı onu hüzünlendirdiği zaman veya müşriklerden kendisine bir zorluk gelip çattığında (mübarek) ellerini kapatır, sonra kıbleye yüzünü çevirip ve ellerini kaldırarak şöyle söylerdi: "Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla, güç ve kudret ancak yüce ve büyük Allah'tandır. Ey Rabb'im! Ancak sana ibadet eder ve ancak senden yardım dileriz. Ey Rabb'im! Kafirlerin kuvvetini (sıkıntısını) uzak kıl. Şüphesiz ki senin kuvvetin ve cezalandırman daha şiddetlidir. (ve onların kötülüğünü geri çevirmeye kadirsin)" Cabir şöyle dedi, Allah'a ant olsun ki elini açtığında mutlaka bir ferahlık (rahatlık) gelip çatardı.[823]
Hüzünlendiği Zaman Okuduğu Dua
375- Allame Meclisi Biharu'l-Envar kitabında İmam Sadık (a.s) Peygamber (s.a.a)’den şöyle rivayet eder: "Peygamber (s.a.a)’i bir iş hüzünlendirdiği zaman şu duayı okurdu: - o duaya ferec (ferah ve genişlik) duası denirdi.-"Ey Rabb'im! (hiçbir zaman) uykuya dalmayan, gözlerin ve hiçbir zaman yıkılmayan sağlam sütunun ile beni koru! Kudretin ile bana rahmet! Beni helak etme sen benim ümidimsin! Nede çok nimet bana ihsan ettin, (ama) nimetlerin için ise şükrüm azdır ve nice belalara beni müptela kıldın, sabrım ise belaların karşısında azdır. Ey nimetleri karşılığında şükrüm az olmasına rağmen beni mahrum kılmayan rabbim! Ey belalarına karşı sabır göstermediğim için beni zelil etmeyen rabbim ve ey hatalarımı görüp beni rezil etmeyen rabbim, senden Muhammed ve onun soyuna salavat göndermeni diliyorum. Ey Rabb'im! Dünyayı dinime ve takvayı da ahiretime yardım vesilesi kıl! Benden gizli kalan şeyler hakkında beni kendi başıma bırakma, ey günahların kendisine zarar vermeyip ve kulların bağışlaması ondan bir şey eksiltmeyen rabbim! Bana senden bir şey azaltmayan şeyleri ihsan et! Ve sana zarar vermeyen günahlarımı bağışla, kuşkusuz ki sen pek bahşedici bir ilahsın! Senden yakın bir ferahlık, güzel sabır, bol rızık, bütün belalar karşısında afiyet, afiyetine karşı şükretmeyi bana ihsan etmeni diliyorum…[824]
Hilali Gördüğü Zaman Okuduğu Dua
376- Uyunu'l Ahbârı'r-Rıza kitabında İmam Rıza (a.s) değerli babalarından (s.a) onlarda Ali (a.s)’dan şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir: "Peygamber (s.a.a) hilale baktığı zaman şöyle söylerdi: "Ey boyun eğen (itaatkar) hızla hareket eden mahluk ve melekut semasında ilahî taktirle yörüngesinde seyreden, benim ve senin rabbimiz Allah’tır, Ey Rabb'im! Şu hilali bizlere emniyet, iman, selamet ve ihsan ayı kıl! Bizleri evveline ilettiğin gibi, sonuna da ilet, bu ayda günahları yok ederek (affederek) ve derecelerimizi yücelterek bizlere kutlu kıl, ey hayırları büyük rabbim."[825] "Müstedrek’te de bu manaya yakın bir hadis ikbal kitabından nakledilmiştir."[826]
Recep ve Diğer Ayların Hilali’nin Görülmesi Anında Okuduğu Dua
377- İbni Tavus, İkbal adlı kitabında buyuruyor: bu duayı, dua kitaplarından aldım. Allah resulü(s.a.a)’den rivayet edildiğine göre; Recep ayının hilalini gördüklerinde şöyle dua ediyordu: "Allah’ım bu ayı bizim için emniyet, iman, selamet ve İslam’a yararlı olma ayı karar kıl. -ey ay- her ikimizin de rabbi, Aziz ve Celal sahibi Allah’tır.[827]
378- İbni Tavus, İkbal adlı kitabında buyuruyor: Resulullah(s.a.a), Recep ayı hilalini görünce şöyle derdi: "Allah’ım Recep ve Şaban aylarını bizlere bereketli kıl ve bizleri mübarek Ramazan ayına ulaştır ve bizlere oruç, namazımızda; dilimize sahip olmak ve gözümüzü haramlardan sakındırmakta yardım et ve bizim bu aydan nasibimizi yalnızca aç kalmak ve susuzluk çekmekten ibaret kılma."[828]
379- Aynı kitapta nakledilen bir başka rivayette; Hazret (s.a.a), hilali gördüğünde üç kere tekbir getirir, üç kere "la ilahe illallah" der, daha sonra: "Bir ayı bizim için sona erdirip, diğer ayı bizlere armağan eden Allah’a hamd olsun" diye şükrederdi.
Dualarından Biri
380- Biharu'l-Envar kitabında Daavâtu'r-Ravendi'den şöyle nakledilmiştir: Nebiyyi Ekrem (s.a.a)’in dualarından biri şuydu: "Ey güzellikleri aşikar edip, çirkinlikleri örten! Ey gizli günah sahiplerini rüsva etmeyen, ey günahlarından ötürü kimseyi cezalandırmada acele etmeyen, ey affı azim olan, ey bağışlaması sınırsız ve rahmet eli açık olan, ey her gizli sırrın sahibi, ey bütün şikayetlerin kendine döneceği son kaynak, ey helakete kaymayı önleyen, ey kendi hakkını bahşeden, ey yaratılmışlar üzerinde minnet hakkı büyük olan, ey hak etmeden önce yaratıklarına nimet bahşeden, ey benim Rabb'im, ey seyidim, ey ezeli arzum, ey benim en son rağbet ve meylim, ey Allah’ım; senden sana sığınarak, benim yaratılışımı hışmının ateşiyle çirkin kılmamanı ve dünya ve ahiret ihtiyaçlarımı temin etmeni dilerim." (Daha sonra ihtiyaçları beyan ediyor ve sonunda da Muhammed ve Al-i Muhammed’e salât ve selam gönderiyor.)[829]
381- Şeyh Müfid (r.a), Emâli adlı kitabında, Cabir el-Cu’fi den, O’ da İmam Muhammed Bakır (as)’dan, O’da Cabir b. Abdullah el-Ensari vasıtasıyla Peygamber (s.a.a)’ den naklettiği bir hadiste buyuruyor: "Cebrail dedi ki; Ya Muhammed! Daima "Elhamdu lillahi Rabbil alemin" de."[830]
382- İbni Tavus, Mehecudu'd-Daavât kitabında naklettiğine göre, Peygamber (s.a.a)’in dualarından biri de Ferec duasıdır: "Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla. Allah’ım senden diliyorum, ya Allah, ya Allah, ya Allah, ey yüceliği ile kahir, batınıyla haberdar olan, ey malikiyetiyle takdir eden, ey ubudiyetle şükredilen, ey isyankarı affeden, ey münkirin ihatasından uzak olan, ey gözlerin idrakinden aciz olduğu ve ey hiçbir izin kendine gizli kalmadığı ve ey yüce mekan ve sağlam erkan sahibi, ey Kuran’ı inzal eden, ey zamanı yoktan var eden, ey kurbanı kabul eden, ey burhanı nurlu kılan, ey şanı yüce olan, ey minnet ve ihsan sahibi ve ey izzet ve saltanat sahibi, ey rahim, ey rahman, ey rabbu’l-erbab, ey tevvab, ey vahhab, ey esirlere özgürlük bahşeden, ey bulutları inşa eden, ey dualara icabet eden, ey taamı serbest kılan, ey yağmuru indiren, ey kuru topraktan ağaçları bitiren, ey bitkileri yeşerten, ey ölüleri dirilten, ey müşkülleri halleden, ey zorlu belaları yok eden, ey sözlerin kendisine ağırlık etmediği, ve söz kalıbına sığmayan, ey zulmetlerin kendine yol bulamadığı, ey istenileni veren, ey güzelliklerin dostu, ey belaları defeden, ey sadakaları kabul eden, ey tövbeleri kabul eden, ey gizli olanı bilen, ey dualara icabet eden, ey dereceleri yücelten, ey ihtiyaçları karşılayan, ey gamlı göz yaşlarına rahim olan, ey isteyeni doğrultan, ey bereketi nazil eden, ey ayrılıkları birleştiren, ey elden çıkanları iade eden, ey yerlerin ve göklerin güzelliği, ey nimetleri bol olan, ey acıları keşfeden, ey hastalıklara şifa veren, ey cömertlik ve kerem madeni, ey cömertlerin en cömerti, ey kerimlerin en keremlisi, ey işitenlerin en güzel işiteni, ey nazar edenlerin en iyi göreni, ey rahmet edenlerin en rahmetlisi, ey yakınların en yakını, ey alemlerin ilahı, ey feryat edenlerin feryadına yetişen, ey komşuların en yakını, ey günahkarların günahlarından geçen, ey hata yapanların hükmü için acele etmeyen, ey esirlerin esaret bedeli, ey gam zedeleri gamlarından kurtaran, ey ayrılıklara düşenleri toplayan, ey firar edenleri idrak eden, ey isteyenlerin en son gayesi, ey bütün gariplerin sahibi, ey her yalnız kalmışın en yakını, ey yaşı geçkin ihtiyarlara rahim olan, ey küçük çocukların rızkını yetiren, ey en büyük kırgınlıkları gideren, ey korkuyla kendine sığınanları koruyan, ey tedbir ve takdirin sahibi, ey zorluklara düşmüş kimseye kolaylıklar sağlayan, ey her şeyden haberdar olan, ey her şeye güç yetiren, ey semaların ve nur saçan ay’ın yaratıcısı, ey yıldızları dizen, ey rüzgarları estiren, ey ruhları yeniden diriltecek olan, ey hesabı kolay tutan ve cömertlik sahibi olan, ey bütün anahtarları elinde bulunduran, ey biçarelerin tek dayanağı, ey düşkünlerin tek koruyucusu, ey yoksulların tek sermayesi, ey izzeti olmayanın tek izzeti, ey hiçbir varlığı olmayanın tek hazinesi, ey koruması olmayanın tek koruyucusu, ey yardımcısı olmayana tek yardımcı, ey hiçbir temel ve dayanağı olmayanın tek dayanağı, ey çaresizlerin imdadına yetişen, ey en büyük minnet sahibi, ey keremiyle affeden, ey hakkından en güzel geçen, ey bağışlaması geniş olan, ey rahmet eli açık olan, ey hak etmeden önce nimetler bahşeden, ey yeterli delil, ey mülk ve melekutun sahibi, ey izzet ve ceberut sahibi, ey ölümsüz hayat sahibi, senden gaybı ilimlerine sığınarak istiyo-rum, ve kalplerin derinliklerindeki marifetinle ve kendin için seçtiğin veya nazil ettiğin kitaplarında veya kendine ait gaybı ilminde var olan bütün isimlerle, ve esmai hüsnan ile ki, o güzel ve azim isimlerini bütün isimlere üstün kılmışsın, onlarla istiyorum, onlarla istiyorum, onlarla istiyorum ki, Muhammed ve Âl-i Muhammed’e salât ve selam edesin ve zorluklarından korktuğum işlerimi kolaylaştırasın ve Allah’ım benim göğsümü sıkan ve sabrımı taşıran gam ve kederlerimi benden gider. Zira senden başkasının buna gücü yetmez ve bana kedine layık olduğun şekilde davran, ey ehli takva ve ehli mağfiret, ey kendisinden gayri sıkıntıların giderilemediği ve gayrisiyle hüzünlerin neşeye dönüşmediği ve kurtuluşun ancak kendisiyle hasıl olduğu kimse, zatımda nefsimin, genelde insanların şerrinden dolayı bana kifayet et, benim işlerimi ve şanımı bütün boyutlarıyla ıslah et ve ihtiyaçlarımı gider, işlerimde benim için kurtuluş ve çıkış yolu karar kıl. Çünkü ben bilmiyorum, sen biliyorsun; ben değil sen takdir ediyorsun ve her şeye kadir ve güç yetiren de sensin. Öyleyse ey rahmet edenlerin en rahmetlisi rahmetine sığınıyorum. Salât ve selamın Muhammed ve onun temiz Ehl-i Beyt'ine (s.a.a) olsun."[831]
Öğle Namazından Sonra Okuduğu Dua
383- Felahu's-Sail adlı eserde, Muhammed b. Ebu Abdullah b. Muhammed et-Temim, İmam Hasan Askeri (a.s)’ın ashabından Ebul Hasan Ali b. Muhammed’den naklediyor. O babasından, O’da babaları vasıtasıyla Ebu Abdullah ve Emirü'l Müminin (a.s) vasıtasıyla Resulullah (s.a.a)’den şöyle naklediyorlar: buyurdular ki, hazret öğlen namazından sonra şöyle dua ederlerdi: "Kendisinden başka ilah olmayan Allah, azamet ve hilim sahibidir. Kendisinden gayri ilah olmayan Allah, arş-ı kerimin Rabbidir. Hamd, alemlerin rabbi Allah’a aittir. Allah’ım muhakkak ki, ben senden rahmetinin bana yüz göstermesini, mağfiretinin yüceliğini, bütün hayırların ganimetini, bütün günah ve çirkinliklerden selamette kalmak istiyorum. Allah’ım, benim için bağışlanmadık günah, giderilmemiş üzüntü, şifasız hastalık, örtülmemiş günah, açılmamış rızk, emniyete alınmamış korku, giderilmemiş kötülük, senin rızan ve benim maslahatıma uygun olmak üzere giderilmemiş ihtiyaç bırakma, ey rahmet edenlerin en rahmetlisi. Kabul buyur ey alemlerin Rabbi."[832]
Öğle Namazı Nafilesinden Sonra Okuduğu Dua
331- Aynı kaynaktan: Rivayetin senedi Hz. Hasan (a.s)’ın kızı Fatma’ya isnat edilmektedir. O babasından, babası da babaları Hz. Ali (a.s)’dan naklediyorlar. Şöyle buyuruyor: Resu-lullah (s.a.a) öğlen namazının her iki rekatı arasında şu duayı okurdu, ilk iki rekatta:
"Allah’ım sen ilk yaratılışımda ve kemale doğru seyrimde en kerim olan, hacetlerin talep edileceği en hayırlı kimse, vermekte en cömert, rahmet talep edene en rahmetli, af dileyene karşı en yumuşak ve kendisine itimat edene en aziz olansın. Allah’ım, benden yana yoksulluk ve hacetler, sana yönelik –günahlardan ötürü- bende istekler, bu günahlar nedeniyle kalakalmışım, ağır bir yük sırtıma yüklenmiş ki, beni neredeyse öldürecek kadar acze düşürmüş. Eğer sen rahmet etmez ve beni bağışlamazsan, hüsrana uğrayanlardan olacağım. Allah’ım, bütün bunlar için sana itimat ederek, sana uydum. Sen de Muhammed ve Âl-i Muhammed’e salât ve selam et ve benim geçmiş ve gelecek, gizli ve açık, hatayla veya kasıtlı olarak, küçük ve büyük bütün günahlarımı ve bağışlandığı kanısında olduğum günahların hepsini bağışla, hatta beni zorluklara düşürecek bir tek günahım dahi kalmasın ve daha sonraları da haram yoldan onlara bulaşmayayım. Benim az miktardaki ibadetimi kabul et ve büyük günahlarımı affet. Ey azim, büyük günahları azamet sahibinden başkası affetmez. Göklerde ve yerde olan her şey onu ister, O her gün bir başka iştedir. Ey her gün ayrı bir işte olan, Muhammed ve Ehl-i Beyt’ine salât ve selam et, ve benim hacetlerimi kendi şanına uygun olarak karşıla, benim hacetim ise ateşe atılmaktan kurtulmaktır, Senin zorluğundan sana sığınırı cennet ve Rıdvan’ının feyzine ulaşmağı dilerim. Salât ve selamın Muhammed ve onun Ehl-i Beyt’ine olsun. Bu isteğimi ve benim maslahatıma olacak her şeyi nasip etmek suretiyle minnettar eyle beni. Karanlıkları aydınlatan nurun hürmetine Muhammed ve Ehl-i Beytine salât ve selam eyle ve dünya ve ahirette aramıza ayrılık salma, sen her şeye kadir ve güç yetirensin.
Allah’ım, benim için ateşten uzaklaşmak suretiyle özgür olmamı takdir buyur. Beni kendin için seçtiğin, tam bir teslimiyet ile emrine tabi olan kullarından kıl. Onlar ki, zikir halinde kalpleri titrer, ibadetlerini mükemmelleştirirler, belalar karşısında sabırlıdırlar, rahatlık anında şükrederler, emrettiğin şeylerde emrine tabidirler, namazı ikame ederler, zekatlarını verirler ve sana tevekkül ederler. Allah’ım ve ey kerim, kerametinle benim varlığımı artır, hediyelerini benim için çoğalt, kendi yanında olan fazilet ve rahatlıktan bana nasip et. Sana doğru bir vesile ve senden olacak bir makam nasip eyle, öyle ki cennet olmaksızın, onu bana her türlü korkudan uzak olmak üzere yeterli kıl ve senin gölgenden başka gölgenin olmadığı günde, beni arşının gölgesinde gölgelendir ve nurumu yücelt, kitabımı sağ tarafımdan ver, iyiliklerimi çoğalt, beni muttakiler gurubunun ileri gelenleri arasında en faziletlileri ile haşret ve illiyyin makamında bana sükunet nasip eyle ve beni kendilerine kerim bir yüzle nazar ettiğin kimselerden kıl, beni benden razı olarak öldür ve beni Salih kulların arasına ilhak et. Allah’ım, Muhammed ve Ehl-i Beyt’ine salât ve selam et. Onlar vasıtasıyla beni felah ve kurtuluş ehlinden kıl, hata ve günahlarımın hepsini affet, kötülükleri ört, vebalimi kaldır, dünya ve ahirete ait bütün ihtiyaçlarımı gidermek ve kendinden bir kolaylık ve afiyet vermekte bana şefaat eyle. Allah’ım Muhammed ve Ehl-i Beyt’ine salât ve selam eyle. Amellerimde hiçbir karışıklığa izin verme, beni sana yakınlaştıran şeyleri riya, gösteriş, kibir ve kendini beğenmişlik gibi kötü sıfatlardan arındır ve beni senin makamından korkanlardan karar kıl.
Allah’ım, Muhammed ve Ehl-i Beyt’ine salât ve selam eyle. Rızkımı genişlet, cismime sıhhat ver, sana itaat ve ibadet edebilmem için bedenime kuvvet ver, rahmet, afiyet ve rıdvanınla beni her türlü dünya ve ahiret belasından salim kıl, beni senden korkmak, sana rağbet etmek, sana karşı korku halinde olmak, senden yana vakar ve hayalı olmak, seni azametinle zikretmek, mecdinle takdis etmeği nasip eyle, hayatımda ve vefatımda benden razı ol.
Allah’ım, senden genişlik, sükunet, emniyet, yeterlilik, selamet, sıhhat, kanaat, ismet, hidayet, rahmet, af ve afiyet, yakîn, mağfiret, şükür, rıza, sabır, ilim, sadakat, iyilik, takva, hilim, tevazu, kolaylık ve tevfik istiyorum.
Allah’ım, Muhammed ve Ehl-i Beyt’ine salât ve selam eyle ve onlar vasıtasıyla ehlibeytimi, yakınlarımı, senin yolunda kardeşlerimi, seni sevenleri, senin hakkın için beni seven yahut benim sevdiklerimi, beni dünyaya getireni, bütün mümin erkek ve kadınları, bütün Müslüman erkek ve kadınları koru, muhafaza et. Ey rabbim, sana olan hüsnü zannım ve tevekkülümdeki sadakatim ile sana sığınıyorum. Ey rabbim, birtakım günahların kaçınılmaz sonucu olarak bana yüklediğin belaları kaldır. Yine sana sığınıyorum ey rabbim, şiddet veya kolaylık halinde sana karşı işlediğim günahlarımın, sana itaat isteğimin önünü almakta olduğunu zannediyorum, yine sana sığınıyorum, benim için takdir etmediğin yahut benim için takdir etmiş olduğun rızk için zorluklara düşmekten. Sen de Muhammed ve Ehl-i Beyt’ine salât ve selam eyle, bana da bu vesileyle senden bir kolaylık ve afiyet ver. Ey rahmet edenlerin en rahmetlisi.[833]
Sabah Namazından Sonra Okuduğu Dua
385- Men la Yehzuruhu’l-Fakih adlı eserde rivayet edildiğine göre, Resulullah (s.a.a) sabah namazından sonra şu duayı okuyordu: "Allah’ım, üzüntüden, hüzünden, acizlik ve halsizlikten, cimrilik ve korkaklıktan, dinden uzaklaşmaktan, düşmanların galebesinden, yalnızlık belasından ve gaflet, zillet, katılık, kendi haline terk edilmek ve miskinlikten sana sığınıyorum ve doymak bilmeyen nefisten, korkmayan kalpten, ağlamayan gözden, işitilmeyecek duadan, faydasız (yüceltmeyen) namazdan sana sığınıyorum. Beni zamanından önce ihtiyarlatacak kadından, başıma yönetici kesilecek evlattan sana sığınıyorum. Ve bana azap olacak maldan sana sığınıyorum. Gördüğü güzellikleri gizleyip, ayıpları açıp ifşa eden hilekardan sana sığınıyorum. Allah’ım zalimlerin elleri ve minnetleri benim üzerimde olmasın."[834]
Ramazan Ayının İlk Gecesinde Okuduğu Dualara Eklemeler
386- Müstedrek’te, İkbal adlı eserden naklen Peygamber (s.a.a)’in Ramazan ayının ilk gecesinde şu duayı okuduğu rivayet edilmiştir: "Ey mübarek ay, Allah’a hamd olsun ki, seni bana ikram etti. Allah’ım bizi orucumuzda, namazımızda güçlü kıl, bizleri dirençli kıl ve kafirlere karşı yardımcımız ol. Allah’ım sen birsin, evlat da edinmemişsin ve sen samed’sin bir benzerin yoktur, aziz olan sensin ki, sana izzet verecek bir şey yoktur, sen zenginsin ben fakir, sen mevlasın ben kul, sen bağışlayansın ben günahkar, sen rahimsin ben hatalı, sen yaratansın ben yaratılmış, sen hayat sahibi ben ölüyüm, senden rahmetine sığınarak beni affetmeni, bana rahmet etmeni ve günahlarımdan geçmeni istiyorum. Sensin her şeye kadir olan."[835]
Sabah ve Akşam Okuduğu Dua
387- Kummi tefsirinde Hişam b. Salim vasıtasıyla İmam Sadık (a.s)’dan, o da miraç hadisinde nakledildiği üzere hz. Peygamberden (s.a.a) naklediyor: Melekler bana sabah ve akşam okumak üzere bir dua öğrettiler: "Allah’ım zulmüm, affına sığınmama, günahım bağışlamana sığınmama, zilletim izzetine sığınmama, fakirliğim zenginliğine sığınmama, geçici ve fani yüzüm, fena görmez daimi ve baki yüzüne sığınmama neden oldu." Hazret bu duayı akşamları da okurdu.[836]
Güneş Doğarken Okuduğu Dua
388- İbni Tavus Muhasebetu'n-Nefs adlı kitabında Rabi b. Muhammed el-Mustakin’in kitabından naklediyor, İmam Bakır (a.s)'dan rivayet ettiğine göre, İmam şöyle buyuruyor: Resu-lullah (s.a.a) güneşin kızıllığını dağlara vurmuş haliyle görünce gözleri dolar ve şöyle dua ederdi: "Allah’ım zulmüm, affına sığınmama, günahım bağışlamana sığınmama, korkum emanına sığınmama, zaafım kuvvetine sığınmama, fani ve geçici yüzüm baki ve kalıcı yüzüne sığınmama neden oldu. Beni afiyetinle giyindir ve rahmetine gark et ve kerametinle celalimi artır, ve beni yaratıklarının-cinlerden yahut insanlardan olsun- şerrinden koru. Ya Allah, ya rahman, ya rahim."[837]
389- İbni Tavus, Mehecudu'd-Daavât kitabında Muhammed b. Hasan es-Saffar, İmam Sadık (a.s)’ dan naklettiğine göre, Resulullah (s.a.a) duasında şöyle zikrediyordu: "Allah’ım beni cok sabırlı ve cok şükreden ve kendi emanında biri karar kıl."[838]
390- İrşad-ı Deylemi’de O hazretin (s.a.a) şöyle dua ettikleri rivayet edilmiştir: "Allah’ım günahlarımızla bizim aramızda korkundan bir miktar bizlere nasip et ve kendisiyle cennetine ulaşabileceğimiz itaatinden ve dünya musibetlerine tahammül edebileceğimiz kadar yakîn ihsan eyle. Bizlere görüş ve duyuş ver ve düşmanlarımıza karşı bizlere yardımcı ol ve dünyayı bizlere himmetimizden daha büyük kılma ve bizlere rahmeti olmayanı musallat etme.[839]
Allah’ım övgü sana ait ve şikayetler de sana döner ve sensin yardım edecek olan, bütün rağbetler ve isteklerin sonu senin yanındadır. Allah’ım korkumu emniyete döndür, ayıplarımı ört. Allah’ım işlerimizin korunmasını sağlayan dinimizi ve maişetimizi sağladığımız dünyamızı ve kendisine döneceğimiz ahire-timizi ıslah et ve hayatta her hayrı fazlasıyla nasip et ve her türlü kötülükten rahat olarak bizleri koru. Allah’ım senden rahmetinin bizlere yüz göstermesini, yüce bir bağışlanma, her hayırdan ganimet, her günahtan salim kalmak diliyoruz. Ey bütün şikayetlerin kendisine döndüğü ve bütün fısıltı ve sırlara şahit olan, ey bütün musibetleri gideren, sensin gören, ancak görülmeyen, sensin en yüce makamların doruğunda olan. Senden cenneti ve ona yaklaştıracak olan her söz ve fiili istiyorum, ateşten ve ona yaklaştıracak her söz ve fiilden sana sığınıyorum. Allah’ım senden hayırların en hayırlısı olan cennet ve Rıdvan diliyorum ve şerlerin en şeriri olan senin gazap ve ateşinden sana sığınıyorum. Allah’ım senin bildiğin en hayırlı şeyi istiyor ve yine senin bildiğin en kötü şeyden sana sığınıyorum. Zira gaybı en iyi bilen sensin."
391- Camiu'l-Ahbâr kitabında peygamber (s.a.a)’den nakledilen bir dua: "Allah’ım kaza ve kaderin kötüsünden sana sığınıyorum. Ehlimde, malımda ve evladımda kötü şeyler görmekten sana sığınıyorum"[840]
392- Yine Camiu'l-Ahbâr kitabında peygamber (s.a.a)’ den nakledilen bir dua: "Allah’ım, beni isyan ettirecek zenginlikten, kendimi unutturacak fakirlikten, beni çıkmaza sokacak hevâ ve heveslerimden, beni küçük düşürecek amellerden ve bana eziyet edecek komşudan sana sığınıyorum."[841]
393- Aynı kaynaktan, peygamber (s.a.a)’den nakledilen bir dua: "Allah’ım, bizlere emirlerine meşgul olmak, vaat ettiklerine iman etmek, halkın elinde olandan ümitsiz olmak ve seninle menus olmak, senden gayrisinden uzak, kazana razı, belalarına sabırlı, nimetlerine şükreden, zikrinden lezzet alan, kitabınla ferahlanan, gece-gündüz sana münacât etmek, ölüme hazırlıklı olmak, seninle görüşmeye müştak olmak, dünyaya gazaplı ve ahireti sevmeği nasip et. Resullerine vaat ettiklerini bize de ver ve kıyamet günü bizleri aşağılık etme. Muhakkak ki, sen vaadinden dönmezsin."[842]
394- Usulu'l-Kâfî'de Ahmed b. Muhammed b. Halid’in senediyle nakledilmiş ki, Cebrail (a.s), peygamber (s.a.a)’e gelerek şöyle demiş: "Rabbin sana buyuruyor ki, bana gece ve gündüz hakkını vererek ibadet etmek istediğin zaman ellerini kaldır ve şöyle dua et: "Allah’ım sen var olduğun müddetçe, hamd ve övgü de ebediyen sana aittir ve ilmin dışında son bulmayacak, meşiyyetin dışında sınır kabul etmeyen, söyleyene senin rızan dışında ücret olmayan hamd sana mahsustur. Allah’ım, hamd, minnet, iftihar, değer, nur, izzet, ceberut, azamet, dünya ve ahiret, gece ve gündüz, yaratılmışların tümü sana aittir. Hayrın tamamı senin elindedir ve gizli açık bütün işler sana döner.
Allah’ım ebedi hamd sana mahsustur. Belaların güzel çehresi, övgünün celaleti, nimetlerin çokluğu ve devamı, hükümlerde adalet, sayısız nimet ve onların güzelliği sana aittir. Yerde ve göklerde olanların ilahı sensin. Allah’ım yedi kat sağlam göklerde ve yayılmış yer yüzünde, kulların takatinde, beldelerin genişliğinde, yeryüzü direkleri olan dağlarda, karardığı zaman gecede, ağardığı zaman gündüzde, dünya ve ahirette, mesani de ve azim olan Kuran’da hamd yalnızca sana aittir. Hamd, bütün noksanlıklardan münezzeh olan Allah’a aittir ve yer yüzü kıyamet günü tamamen onun kabzasındadır. Semavat bütün sükunet edenleriyle birlikte senin elindedir. O kendisine ortak koşulan her şeyden münezzeh ve yücedir. Kendisinden gayri her şeyin helak olmaya mahkum olduğu Allah münezzehtir ve hamd ona mahsustur. Ey kudretiyle her şeyi yaratan, ey izzetiyle her şeye kahir olan, ey hikmet ve ilmiyle her şeyi yoktan var eden ve resulleri kitaplarıyla mebus kılan ve kendi izniyle Salihleri hidayet eden ve yardımıyla müminleri güçlendiren, ey saltanatıyla halka kahir olan yücelik, bereket ve kutsiyet sahibi rabbimiz, senden başka ilah yok, sen birsin ve ortağın yok, senden gayrisine ibadet etmeyiz ve senden başkasından istemeyiz ve senden gayrisine rağbetimiz yok, sensin şikayetlerimizin kendine döneceği yer, en son rağbetimiz, ilahımız ve malikimiz."[843]
395- Caferiyat adlı eserden, İmam Sadık (a.s) babaları vasıtasıyla hz. Ali (a.s)’dan naklediyor: peygamber (s.a.a) önüne sofra açıldığında şöyle dua ediyordu: "Allah’ım bunu tayin edilmiş, şükrü yerine getirilmiş ve cennete ulaştıracak bir nimet olarak karar kıl."[844]
396- Avarifu'l-Maarif adlı eserde Arbas b. Sariye, peygamberin (s.a.a) şöyle dua ettiğini rivayet etmiştir: "Allah’ım bana olan muhabbetini, benim kendi nefsime, işitme ve basiretime, ehlime, malıma olan muhabbetimden daha şiddetli kıl."[845]
397- Fakih adlı eserde peygamber (s.a.a)’in şöyle dua ettiği nakledilmektedir: "Allah’ım yüzüme çıkıp, bana akıl verecek evlattan, zararlı maldan, vaktinden önce saçlarımı ağartacak eşten, hilekar dosttan öyle ki, gözleriyle beni görür, kalbiyle kollar; hayır üzere görürse saklar, şer halinde görürse açıp döker, rüsva eder adamı ve açlıktan da sana sığınıyorum."[846]
398- İbni Tavus, Mehecudu'd-Daavât kitabında Peygamber (s.a.a)’den şu duayı nakletmektedir: "Allah’ım ihtiyaçsız ve zenginliğinle başkasına muhtaç olmaktan, hidayetin varken sapıklığa, izzetin varken zillete düşmekten, saltanatına rağmen aşağılanmak ve işkence edilmekten sana sığınıyorum. İşlerin dönüşü sanadır. Allah’ım batıl söz söylemekten veya doğru olandan sapmaktan yahut sana karşı mağrur olmaktan sana sığınırım."[847]
Hazretin Hicabı
399- Biharu'l-Envar’da Haraic adlı eserden nakledildiğine göre; peygamber (s.a.a), Haceru'l-Esved’in karşısında durup, Kabe’ye ve Beytu'l-Mukaddes’e doğru yönelerek namaz kılıyordu, O namazını bitirinceye kadar görülmüyordu ve perde ardında gibiydi. Şu ayette olduğu gibi: "Kuran okuduğun zaman seninle ahirete imanı olmayanlar arasına örtücü perde cekiyoruz." Ve "onlar Allah tarafından kalpleri paslandırılmış kimselerdir." Ve "onların kalpleri üzerine perdeler çektik, düşünemezler ve kulaklarında da ağırlık vardır." Ve "heva ve hevesini kendine ilah edineni gördün mü? Allah gerçek ilme varmaktan onu saptırdı ve kalp ve kulağını mühürledi ve gözüne de perde çekti."
O hazretin (s.a.a) sünnetleri bölümünde bu gibi dualar oldukça fazladır. ve onların hepsini nakletmeye kalkışırsak kitabın haddini aşar. Bu duaları görmek isteyenler, hazretin (s.a.a) sabah namazının nafilesi ile farzı arasında okuduğu, oldukça uzun bir dua da var, isteyen Evarifu'l-Maarif adlı kitaba baş vurabilir. (s.383)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder