HAZRETİN ORUÇLA İLGİLİ SÜNNET VE ÂDÂBI
322- Ş. Saduk Fakih kitabında Muhammed b. Mervan’ın şöyle dediğini rivayet etmiştir: İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğunu duydum: "Resulullah (s.a.a) başlangıçta o kadar çok oruç tutuyordu ki iftar etmeyecek diyorlardı, sonra arka arkaya o kadar iftar etti ki artık oruç tutmayacak dediler. Ondan sonra bir gün arayla oruç tutmaya başladı. Sonra hafta içinde sadece cumartesi ve Perşembe günleri oruç tutuyordu. Sonunda her ayda üç gün yani; ayın ilk Perşembesi, ayın yarısında ki Çarşamba ve ayın sonundaki Perşembe günlerinde oruç tutmak sünnet olup şöyle buyurdular: "Kim böyle yaparsa bütün ömrü boyunca oruç tutmuş gibi sayılır. "İmam Sadık (a.s) sonra söyle devam etti: "Babam defalarca şöyle buyuruyordu: "Allah katında "Resulullah (s.a.a) şöyle böyle yapıyordu" denildiğinde, cevabında "Allah beni çok namaz kılıp çok oruç tutmaktan dolayı çok azap etmeyecektir" diyen kimseden daha düşman bilinen yoktur. Zira bu sözün manası Resulullah (s.a.a)’in amel ettiğinden daha fazlasını yapmasına kadir olmadığına inanmaktır."[693]
323- el-Kâfî kitabında senedi ile İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.a) bi’setin ilk zamanlarında o kadar fazla arka arkaya oruç tutardı ki "iftar etmeyecek" derlerdi. Sonra Hz. Davut’un orucu dedikleri, bir gün arayla oruç tutmaya başladı -sonra bunu terk etti- ve Eyyamı-l Beyz, yani; her ayın on üçü, on dördü ve on beşinde oruç tutmaya başladı. Sonunda bunu da terk etti ve üç günü ayın onlarına taksim etti. Ayın ilk onunun "Perşembe" günü, ikinci onunun "Çarşamba" günü ve üçüncü onunun "Perşembe" günü oruç tuttu. Hayatta olduğu sürece bu şekil oruç tutuyordu."[694]
324- "Erbaa Mie" hadisinde -Hisâl kitabında- Ali (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Her ayın üç günü; birinci Perşembe, ortada Çarşamba ve ayın son Perşembesinde, ve yine Şaban ayının orucu sineden vesveseyi, kalpten hüznü kederi çıkarır… Biz Ehl-i Beyt her ayın bu üç gününde oruç tutarız tutarız."[695]
325- el-Kâfî kitabında senedi ile Enbese’i Abid'den nakledilmiştir: "Resulullah (s.a.a) dünyadan göçünceye kadar, Şaban, Ramazan aylarını ve her ayın üç gününü oruç tutardı."[696]
326- Ş. Saduk Maani'l-Ahbâr ve Mecalis kitaplarında İmam Sadık (a.s)’ın değerli babalarından (a.s) senedi ile şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Bir gün Resulullah (s.a.a) dostlarına şöyle buyurdu: "İçinizden hanginiz her gün oruç tutuyor? Salman; Ey Resulullah (s.a.a) ben tutuyorum dedi. İçlerinden birisi Ey Salman senin bir çok gün yemek yediğini gördüm! dedi. Salman "Senin zannettiğin gibi değil, her ayın üç gününü oruç tutuyorum ve Allah şöyle buyuruyor: "Kim iyi amel ederse iki katı ona sevap verilir" diğer taraftan Şaban ayının orucunu Ramazan ayına birleştiriyorum ve kim böyle yaparsa bütün dünyanın ömrü kadar oruç tutmuş sayılır. Resulullah (s.a.a) senin Lokman gibi hekim insanda ne işin var, itiraz ediyorsun, istediğin her şeyi ondan sor sana cevap versin" buyurduğu da rivayet te nakledilmiştir.[697]
327- Ahmet b. Muhammed b. İsa Kitab-ı Nevadir'de kendisi Sumae'den şöyle dediğini rivayet etmiştir: İmam Sadık (a.s)’dan Resulullah (s.a.a)’in Şaban ayının orucunu tutup tutmadığını sordum. Evet, fakat bütün günlerinde oruç tutmadığını buyurdular. Kaç gün iftar ettiklerini sordum. İftar ederlerdi buyurdu. Bu sorumu üç defa tekrar ettim, hazret, "İftar ederlerdi" cümlesinden başka bir yanıt vermedi. Bir yıl sonra yine aynı sorumu tekrarladım. Hazret, yine aynı cevabı buyurdular…[698]
328- Ş. Kuleyni el-Kâfî kitabında senedi ile İmam Bakır (a.s)’in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Resulullah (s.a.a) Şaban ve Ramazan aylarını oruç tutardı. İki ayı birbirine birleştirirdi. Fakat başkalarının böyle yapmasını nehyederdi. "Bu iki ay Allah’ın aylarıdır ve oruçları günahların keffaresidir." buyururdu.[699]
Müellif: Hazretin iki ayı birlikte tutmalarından nehy etmesinden kasıt; milletin bütün Şaban ayını oruç tutmalarını istememesi olabilir. Zira bir kısım rivayetlerde de geldiği gibi Şaban ayının orucunda arada bir günde olsa fasıla bırakılması emredilmiştir.
329- Mekarim kitabında Enes b. Malik’in şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Hazretin iftar ve seherde yiyeceği bir miktar şerbet idi. Bir çok zaman bir defadan başka yiyebileceği, yemeği olmazdı ve şerbeti süt olurdu, bazen de ıslatılmış ekmek yerdi…"[700]
330- el-Kâfî de senedi ile İmam Sadık (a.s)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.a) "taze hurma" olduğu zaman onunla, olmadığı zamanlar ise kuru hurma ile orucunu açardı."[701]
331- Yine el-Kâfî'de senedi ile İmam Sadık (a.s)’ın değerli babasından (s.a) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Resu-lullah (s.a.a) oruç tuttuğu zamanlar iftar için helva gibi tatlı yiyecekler, bulamadığı zaman ise su ile orucunu açardı."[702]
332- Bazı rivayetlerde hazretin bazen üzüm ile orucunu açtığı gelmiştir.[703]
333- Ş. Müfid Muknia kitabında Âl-i Muhammed (a.s)’den nakletmiştir. Sahura kalkıp biraz şerbette olsa içmek müstehaptır. Sonra şöyle buyurdu: Sahurda en güzel yiyecek "Hurma ve kavut'tur." Zira Resulullah (s.a.a) sahurda bunları yerdi.[704]
334- Mekarim kitabında rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.a) bir çok zaman helim (bulgur, et ve suyla yapılan bir çeşit çorba) yerdi. Bazen de sahur yemeği için helimi seçerdi."[705]
335- Fakih kitabında rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.a) Ramazan ayı geldiğinde bütün esirleri özgür ederdi ve her dilenciye-bir şey isteyene, bir şeyler verirdi."[706]
336- Daaim kitabında İmam Ali (a.s)’în şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Resulullah (s.a.a) Ramazan ayının son on günü yatağını toplar ibadet için himmet kemerini bağlardı. Yirmi üçüncü gece geldiğinde Ehl-i Beyt’ini uyanık saklardı. Kimin uykusu gelse uyumaması için yüzüne su serperdi. Hz. Zehra (s.a)’da aynısını yapardı. Ev halkından hiç kimsenin uyumasına izin vermezdi. Uyumamaları için onlara az yemek verirdi, sabahtan kendisini akşam uyanık kalmak için hazırlardı ve şöyle buyururdu: "Bu gecenin hayrından faydalanmayan mahrumdur."[707]
337- Caferiyat kitabında kendi senedi ile İmam Sadık (a.s)’ın değerli babalarından (a.s), Ali (a.s)’dan şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Resulullah (s.a.a) Fitre bayramında, bayram namazının kılındığı yere gitmek için evden çıkmadan önce, birkaç hurma veya bir miktar üzüm yerdi."[708]
338- Ş. Saduk el-Muknia kitabında buyuruyor: Kurban bayramında namazdan sonra, fitre bayramında namazdan önce bir şeyler yemek müstebaptır."[709]
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder